Yargıtay'ın Sabahat Tuncel kararı: 'Türkiye kriz ve kaosa gidiyor'

Yargıtay’ın, HDP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel hakkında verilen sekiz yıl dokuz aylık hapis cezasını onaylaması, Türkiye’nin karanlık sulara sürüklenmekte olduğu şu sırada, dikkat çekici bulunuyor.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Sebahat Tuncel, 2007 yılında milletvekili seçilmesinin ardından bu davadan tahliye edilmişti. Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından verilen onama kararı, Meclis’e gönderilip Genel Kurul’da okunursa Tuncel’in milletvekilliği düşecek. Milletvekilliğinin düşmesinden ardından Tuncel’in cezaevine girmesi de mümkün olacak.

Taraf’a göre, HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Tuncel’in ceza almasıyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “Hatırlatmak istiyoruz ki, Tuncel hakkındaki mahkeme kararı, o dönemde Başbakan Erdoğan’ın ‘Yargıya söyledik, gereğini yapacak’ açıklamasının ardından alındı. Altı yıl sonra ortaya çıkarılan bir itirafçının kanıtlanmamış beyanlarına dayanan ve Sebahat Tuncel’in görüşü alınmadan verilen bu karar Yargıtay’da rekor bir hızla, bir yılda onandı.”

Hürriyet’in haberine göre, Tuncel’in avukatı BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Sonradan elde edilen delillerle yargı yönlendirilerek mahkumiyet verildi. Zaten bir vekilin tutuklu olması kabul edilemez. Sebahat Tuncel 2’nci dönem seçildikten sonra niye şimdi bu karar onandı? Yargıtay 9. Ceza Dairesi önünde o kadar dosya dururken, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru kararı varken, Anayasa 90 varken, niye tutuksuz bir dosyada böyle bir karar veriliyor? Bu durum düşündürücüdür.” 

Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi tarafından örgüt üyeliği davasında 8 yıl 9 ay hapis cezası onanan HDP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, hakkında verilen kararın hukuki değil siyasi olduğunu ifade etti.

Tuncel, tepkisinde şunları da ekliyor:

“Bu davanın başından beri yerel mahkemede görüldüğü ve Yargıtay’a gönderildiği sırada siyasi bir karar olduğunu ifade etmiştik. Bu saatte yapacak bir şey yok. Siyaseten yargı kararını vermiştir. HDP’nin yürüyüşünden korkmuşlardır. Demokratik siyasetin önünü engellemiştir. Kürt sorununa çözümsüzlükten yana bir yaklaşımdır. Demokratik siyaset alanını kapatma girişimidir. Biz sadece siyaseti parlamentoda yapmadık. Türkiye halklarıyla birlikte mücadeleye devam edeceğiz. Bundan sonra top parlamentodadır. Bizim değil sistemin krizidir. Çözmek isterlerse çözerler. Avukat arkadaşlarımız hukuki girişimde bulunacaklar. Ancak bir sonuç çıkacağını düşünmüyoruz.  Kürt milletvekilleri tahliye edilmedi. Bu demek ki bizimle sınırlı kalmayacaktır. Yargıtay da başka dosyalarda devreye konulacaktır. Binlerce arkadaşlarımız cezaevindeyken bizim ceza almamızın anlamı yok. Türkiye siyaseti kazanmayacak. Türkiye’yi büyük krize ve kaosa sürükleyeceği ortadadır.” 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *