‘Yargı, gazeteciliği değerlendiremez’

Cumhuriyet’ten Hilal Köse,iki günlük gözaltının ardından şartlı serbest bırakılan gazeteci Bülent Mumay’la konuşmuş.

Mülakattan bir bölüm şöyle:

Hakkındaki dosyayla ilgili, “Ben bu kadar zayıfını görmedim. Zaten, zayıf olmaktan başka çaresi yoktu” diyor Mumay.

Mumay, FETÖ/ PYD örgütünün medya yapılanması olarak gösterilen listede adını ilk gördüğünde büyük bir şaşkınlık yaşamış.

O andan itibaren ‘tutuklanma ihtimalini’ düşenerek, her şeye hazırlıklı olmaya çalışmış. “Adımı o listeye dahil eden beni tutuklayabilirdi de…” diyor.

Nezarethane ve savcılık sürecinde, Mumay’ın en çok canını sıkan şey ise adliyede 21 gazeteciyle savcılığın kararını beklerken, kendisi dışındaki herkesin tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmesi olmuş:

‘Tutuklanan diğer isimleri de gazetecilik faaliyetlerinden dolayı değerlendirmek gerekir. Geçmiş dönemde attıkları Tweet’lere bakıp haraket etmek, bizi rövanşist yapar. Rövanşizmin sonu yok. O tartışılan isimlerin o dönem yaptığı işlerin gazetecilik olup olmadığını, mahkemeler değil bizler değerlendirmeliyiz. Bu mesleki etik sorundur.’

Mumay, savcılık dosyalarına mesleki deneyimi nedeniyle oldukça aşina. Kendisi hakkındaki dosyayla ilgili şunları söylüyor

“Binlerce fezleke, iddianame okudum bu kadar zayıf dosya görmedim. İki, üç tane tweetim, Hürriyet internette çalıştığım dönemde sitede yayınlanmış haberler dosyadaydı. En şaşırtıcısı da yandaş medyada çıkan haberleri önem koymaları oldu. Umut Nöbeti’ne katılmamın haber küpürü vardı. Savcı, “Neden katıldın?” diye sordu. Ben, Özgür Gündem’e baskılara karşı nöbetçi genel yayın yönetmeni kampanyasına katılmak için de başvurdum. Koza İpek Grubu’nun televizyonlarının kapatılmasına da ses çıkardım. Can Dündar ve Erdem Gül için nöbet de tuttum. Bütün bunlar birilerine taraf olduğumu değil, durduğum yerin doğru olduğunu gösterir. Yıllardır karşı çıktığım Fethullahçıların içinde gösterilmek akıl almaz bir şey. Ahmet Şık’ların başına gelen gibi… Biz ‘yansak da dokunacağız’ diyorduk, arkadaşlarımızı tutuklayanlara…”

Mumay, yanında olan herkese de teşekkür ediyor.

Meslek büyüğü olan ‘abi’ dediği insanların arayıp sormamasına ise sitemkar.

“Kafasını eğen, görmezden gelen, ‘Fethullahçı derler’ diye aramayan sormayanlar da eleğimizden aşağı düştüler… İçlerinde anlı şanlı meslek büyüklerimiz, abi dediğimiz insanlar da var” diyor.

bulent-mumay-serbest-8658984_o

Mülakatı, yıllardır üst düzeyde çalıştığı Hürriyet’in değil, tek tük kalan bağımsız gazetelerden Cumhuriyet’in yapmasını da ayrıca not etmek gerekiyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *