Yalan, talan, zulüm ve ahlaksızlıktan demokrasi de çıkmaz, istikrar da, huzur da

Neresinden bakarsanız bakın garabet akıyor, usulsüzlük akıyor.

Teamüllere, devlet geleneklerine aykırılık akıyor, Anayasa ve yasalara saygısızlık akıyor.

Türkiye gerçekten de böyle bir ‘Gidin işinize ya!’ dönemi yaşamadı.

Ortada denge-denetim adına, kanun ve kurallara uymayı sağlama konusunda Anayasa Mahkemesi de dahil kullanılmadık, hiçe sayılmadık, aşağılanmadık, itilip kakılmadık kurum kalmadı.

Bu kurumlardakiler ya tavana ya da boyunları bükük yere bakar hale gelmişler.

İbret-i alem olsun diye, hem de ‘çerez’ niyetine, kendisine 3 milyar TL değerinde zırhlı Mercedes tahsis edilen Diyanet İşleri Başkanı, konumunun sıfırlandığının farkında mı değil mi o da anlaşılmıyor; ne istifa ediyor, bırakın onu ne de ağzını açabiliyor.

İktidar ‘mutlakileştikçe’ böyle olur işte:

Hiçleşirsiniz.

Gerisi karakterinize, mizacınıza, baktığınız aynaya kalmıştır.

Yardakçılara çerez, yoksullara korku

Yolunuz açık.

Yoksullara kalıcı çözüm bulmak yerine onların ihtiyacını sadaka verir gibi seçimden seçime dağıtımlarla giderip, ‘Bakın buna muhtaç kalırsınız, öcü gelir!’ diye darbe-ölüm korkusu yayarken, devlet kaynaklarını utanç verici bir saltanat düzeni uğruna çerez gibi sağa sola saçma hakkı size ait.

Ülkenin bütün kaynakları size ait olmak için can atıyor.

Bunları hiç sorgusuz sualsiz ulufe gibi sağa sola dağıtma yetkisini başkanlık sistemi kisvesi altında elde edince huzura ereceksiniz.

Pastadan payı kapma kriterinin yardakçılık ve soytarılık olarak kamusal kabulünü sağladığınız anda, doğa tahribatına eşitlediğiniz betonarme kültürüyle bütünleşen saltanatınız maşallah beton gibi sağlam olacak.

Denge-denetim sisteminin ruhuna el Fatiha da, iç fren sistemi de galiba sizlere ömür.
YSK’yı bitirdiniz. Yine de görev tanımını bilen vali hatırlatmada bulunmak istedi.

Cevabınız gecikmedi:

”Adana’da da yine aynı şekilde müracaat etmişler. Vali beye dedim ki: ‘Bak, geleceğim, ben orada konuşacağım çünkü ben cumhurun başkanıyım, halkımın başkanıyım.’ Dolayısıyla halkımla benim arama girmeye kimsenin gücü yetmez.”

Vali bey şimdi anladı ki, siz Adana’ya o gün söke söke gelecek ve konuşmanızı yapacaksınız. Bu mesajı diğer valiler almadılarsa, eh artık onlar bilir.

Öte yandan, bu ülkenin -şahsınıza yargısal darbe girişimleri ve partinize açılan kapatma davası zamanlarında hakkınızı hukukunuz savunmuş olan- belli başlı kıdemli hukukçuları, muhalefeti karşınıza alıp seçim konuşmaları yaparak vs. her gün en az bir kez Anayasa’yı ve seçim yasalarını ihlal ettiğinizde hemfikir.

Ama –işin trajikomedisi de tam burada– esas görevi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na yönelik ihlal ve suçları soruşturmak olan ‘özel savcı’ ise iktidar medyasından saçılan halüsinasyonlara kapılıp, iktidarın baskısına karşı ayakta kalmaya çalışan medya kuruluşlarını ‘anayasal düzeni devirmek’ gibi Stalin dönemine taş çıkartan bir ‘hukuk anlayışı'(!) eşliğinde susturmaya çalışıyor.

Düzenin tersyüz olması dediğimiz şey bu işte.

Fırat: ‘Hastalık boyutunda korkuyor’

Kamusal zekaya karşı böyle bir cüretkarlık yaşanmadı.

Yalan makinesinde hiçbir yavaşlama yok.

‘Yalan iktidarın bekası için en makbul yakıttır’ çünkü.

Bakın, bir zamanlar ‘bu yollarda beraber yürümüş olduğu’, AKP kurucu üyesi, Dengir Mir Mehmet Fırat ne diyor:

”Halkın cumhurunun din, inanç, örf ve adetlere göre yalan söylememesi, iftira etmemesi, milleti birbirine düşman hale getirecek söylemlerden kaçınması gerekir. Fakat bunların hepsini yapıyor, durmadan yalan söylüyor.

”Eski dostu” Erdoğan’ın “kendisini bir hastaya dönüştüren boyutta korku içerisinde olduğunu, korkunun sadece iktidarı kaybetme değil, yargılanma korkusu da olduğunu” söylüyor Fırat.

Ekliyor:

”Cumhurbaşkanlığı makamının bu hale gelmesi bir utanç vesilesidir. Erdoğan aklını başına toplayarak bu yaptıklarından bir an önce vazgeçmelidir.”

‘Eski dostu’ Fırat son temennisinde fazla iyimser olabilir.

Karar seçmenindir.

Yalan ve ‘yıkım’dan demokrasi, huzur ve istikrar çıkar mı?

Sandığa gideceklerin bir numaralı sorusu budur.

Seçmenin cevabı gündüz veya gece arasında tarihi bir tercih olacaktır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *