TUSKON’dan sert uyarılar: ‘Yıldırmaya çalışıyorlar’

55 bin üyeli Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu’nun (TUSKON) Başkanı Rızanur Meral, Türkiye’nin en kısa zamanda gergin gündeminden sıyrılıp enerjisini kalkınmaya yönlendirmesi gerektiğini söyledi.

Meral, iş dünyasının maruz kaldığı baskıları anlattı, fedakâr, üretken, istihdam sağlayan müteşebbislerinin şiddetli yıldırma çabalarına muhatap olduğunu belirtti.

“İktidarla aynı bakış açısına sahip olmayan iş insanlarına maksatlı vergi denetimlerinden ihalelere sokmamaya, hak edişlerini ödememeye, lisans ve ruhsat iptaline kadar ağır baskılar yapıldı ve yapılmaya devam ediyor.” dedi. Müteşebbisin vergisiyle maaş alan denetçinin pervasızca “Üye olduğun dernekten istifa et, cezadan kurtul” diyebildiğini aktardı. “Fethullah Gülen Hocaefendi’yi seven ve teşvik ettiği hizmetleri destekleyen iş insanlarını baskılarla değerlerinden vazgeçirmeye çalışıyorlar.” diyen Meral şöyle konuştu:

“Hocaefendi’ye, bu millete ve insanlığa hizmete vesile olduğu için müteşekkiriz. İnandığımız doğrulara bağlılığımızı; dünya menfaatleri, yasa dışı baskı ve zulümlerle değiştirecek değiliz. Bu çabanın beyhude olduğundan emin olabilirler.”

Maliye tarafından TOBB, TÜSİAD, TUSKON ve TÜGİAD üyesi 100 bin şirketin fişlenmesine tepkiler devam ediyor. Bu durumun iş dünyasındaki tedirginliği artırdığını söyleyen Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) Başkanı Rızanur Meral, ekonomide önceliğin güven ortamının yeniden sağlanması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını değerlendiren TUSKON Başkanı Rızanur Meral, ülkenin en kısa zamanda dar ve gergin gündeminden sıyrılıp tüm enerjisini birlik içinde kalkınmaya yönlendirmesi gerektiğini ifade etti. “Gelişmeye muhtaç ama işleyen bir parlamenter demokrasiye sahibiz.” diyen Meral, son dönemde ağır hasar gören ve neredeyse ortadan kalkan, güçler ayrılığını oluşturan kurumların tarafsız ve bağımsız şekilde çalışır hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Meral, “Her bir bireyin eşit hak ve özgürlüklere sahip olduğu, din ve vicdan hürriyeti, teşebbüs hürriyeti ve fikir hürriyeti devletin garantisi altında sağlanmalıdır. Devlet kurumlarının özgürlükleri ve toplumsal ahengi sağlayacak şekilde eşgüdümlü çalışması sağlanmalıdır.” dedi. Meral, herkesin hukuk önünde eşit olması ve mahkemelerde hakkın adil olması gerektiğini söyledi.

Anadolu’nun samimi, fedakâr, üretken, istihdam sağlayan devletine gönülden bağlı müteşebbislerinin şiddetli yıldırma ve baskı politikalarına maruz kaldığını söyleyen Meral, “Öyle ki iktidarla aynı bakış açısına sahip olmayan iş insanlarına yanlı ve maksatlı vergi denetimlerinden, ihalelere sokmamaya, çıkmış hak edişlerini ödememeye, geçerli lisans ve ruhsatlarının iptaline kadar ağır baskılar yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Bu keyfi uygulamalar öyle bir hal aldı ki; müteşebbisin verdiği vergiyle maaşını alan vergi denetçisi, müteşebbise üye olduğu ve destek verdiği STK’dan istifa etmesi halinde, defterlerini geri alabileceğini ve ceza kesilmeyeceğini açıkça ifade edebilecek kadar pervasızlık yapabiliyor.” dedi.

Kanun ve usul dışı uygulamaları yapanların bir gün kanun önünde hesap vereceklerini dile getiren Meral, “Diğer yandan bu uygulamaların bir söylem eşliğinde; basına yansıyan yönüyle, hükümetin politikalarına destek vermeyen, toplumun hemen her kesiminden TOBB, TUSKON, TUSİAD ve benzeri iş kuruluşlarına üye 100 bin şirketin vergi ve denetim ablukasına alarak yıldırma politikası uygulandığı ifade ediyor. Daha açık ifade ile Fethullah Gülen Hocaefendi’yi seven ve onun teşviki ile yapılan sosyal sorumluluk faaliyetlerini destekleyen iş insanlarını bu baskılarla doğru bildikleri yoldan çevirmeye, yıldırmaya ve değerlerinden vazgeçirmeye çalışıyorlar.” dedi.

Üyelerin neredeyse tamamının görüşlerini desteklediğini söyleyen Meral, Fethullah Gülen Hocaefendi’ye olan değerin değişmeyeceğini ve bu baskılardan bir değiştirme-dönüştürme arzu ediliyorsa bu çabanın beyhude olduğunu söyledi.

Bir yılda kamu ve özel sektör olarak yurtdışına ödenecek 240 milyar dolarlık ödeme için yeni kaynak bulunması gerektiğini belirten Meral, bu kaynağın siyasi riskler yüzünden yükselen bir faize maruz kalmamasının çok önemli olduğunu söyledi. Meral, Türkiye’nin sürekli olarak sadece senelik 60 milyar doları bulan cari açığı kapamak için bile aylık 5 milyar dolar net para girdisi sağlamak zorunda olduğunu aktardı.

Meral, dünyada parasal daralmaya bağlı olarak gelişmekte olan ülkelerde büyüme risk altındayken siyasi saiklerle şirketlerin seçilerek hedef alınmasının hiçbir rasyonel izahı olmadığını kaydetti.

Sanayiye yatırılacak her bir kuruşa ve ihracattan gelecek her bir sente ihtiyaç olduğunu söyleyen Meral, “Bu da ancak iç barışı sağlanmış, yolsuzlukların olmadığı, yapılanların da cezasız kalmadığı, demokratik kurumları güçlü ve hukukun bağımsız ve tarafsız olarak işlediği bir ülkede mümkündür. Gelin; ülkemizin menfaatlerini en azından bundan sonra bütün şahsi ve siyasi menfaatlerin üzerinde ve önünde tutalım.” şeklinde ifade etti.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *