Türkiye, IŞİD’le mücadelede arka plana çekiliyor

NATO zirvesi sonuç bildirgesinde Türkiye’ye olası bir IŞİD saldırısına karşı güvence verildi. Bildiride “Müttefiklerimizden birinin güvenliği tehdit edilirse ortak savunmamızı harekete geçirerek her türlü adımı atmakta tereddüt etmeyeceğiz” denilerek ‘birimiz hepimiz için’ ilkesinin uygulanacağı vurgulandı.

Cumhuriyet’ten Duygu Güvenç’in haberi:

Türkiye’nin başta rehine krizi nedeniyle IŞİD’e karşı oluşturulacak koalisyona yönelik çekinceleri sürerken, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Barack Obama arasında önceki gün Galler’deki NATO zirvesinin paralelinde gerçekleşen görüşmede, “bu desteğin perde arkasında kalması” konusunda mutabakat sağlandı. Batılı kaynaklar “Türkiye’nin durumunu biliyoruz ve anlıyoruz” derken, iki liderin de bunu “teyit ettiği” aktarıldı.

Türk kaynaklar rehine krizi konusunda ABD’nin Türkiye’yi anladığını belirtirken, bir yetkili “Sınırda kontrol güç. IŞİD’in saldırılarının Türkiye içine taşınmasından endişe ediyoruz” dedi. Türkiye’nin Suriye ile iki sınır kapısı IŞİD’in elinde. Ankara’nın rehinelere karşı operasyon ihtimallerini müttefikleriyle ele aldığı, ancak “olası kaybın göze alınamayacağı” değerlendirmesinin hâkim olduğu aktarıldı. Türkiye, ortak operasyona başvurmak yerine IŞİD’i oluşturan 4 farklı grupla temaslarını sürdürmeyi benimsedi.

Türkiye, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünde gösterilen hassasiyetin Irak için de gösterilmesi gerektiğini savunuyor. Erdoğan bu tezi, NATO’da görüştüğü liderlere “Ukrayna için farklı, Irak için farklı bir politika izlenmesi kabul edilemez” diyerek aktarmıştı. Türkiye’nin olası koalisyon ile ilgili çekinceleri şöyle:

– Rehinelerimiz zor durumda. Sizin gazetecilerinizin başına gelenlerin (IŞİD’ın kafalarını kestiği James Foley ile Steven Sotloff) onların da başına gelmesini istemiyoruz.

– Bölgedeki dengeleri değiştirecek bir koalisyon, süreci olumsuz etkiler. Bağdat yönetiminde etkin olan Şiilere silah verilmesine karşıyız. Bu geçmişte yapılan hataların tekrarı olur. 2003’te de sizi uyarmıştık.

– Bir çözüm sürecindeyiz. Bu süreçte silahların kontrolsüz bırakılması iç barışımıza da tehlike olur, çözüm sürecimizi geciktirir.

– Operasyon Esad yönetiminin elini güçlendirmemeli. Rusya’nın tavrı önemli.

Obama, NATO zirvesinin sonunda IŞİD militanlarının “avlanacağı” çıkışı yapmışken, dün Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, cihatçılara karşı koalisyonu “Bağdat’a yönelik güçlü bir destek mesajı” olarak niteledi.

Öte yandan Beyaz Saray’ın Obama-Erdoğan görüşmesine dair dört cümlelik açıklamasında, Türkiye’deki Yahudi toplumuna yönelik antisemitizm kaygıları dikkat çekti. Açıklamada, “Başkan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hoşgörülü ve kapsayıcı toplumlar inşa etmenin önemini ve antisemitizm belasıyla mücadelenin önemini tartıştılar” denildi.

IŞİD, Türkiye’ye saldırırsa ittifakın “Birimiz hepimiz için” ilkesi uygulanacak. Bu karar sonuç bildirisine, IŞİD ile ilgili bölümde “Müttefiklerimizden birinin güvenliği tehdit edilirse, ortak savunmamızı harekete geçirerek her türlü adımı atmakta tereddüt etmeyeceğiz” ifadeleriyle geçti. Böylece 5. maddede yer alan “birimiz hepimiz için” kararlılığı eşliğinde Türkiye’ye güvence verildi.

Sonuç bildirgesinden dikkat çeken başlıklar şöyle:

IŞİD güvencesi: IŞİD saldırıları için “barbarca” tanımı kullanılırken, karşı koalisyon arayışlarına yer verilmedi. Bunun yerine IŞİD için “sınırlar ötesi tehdit” denildi ve koordineli “uluslararası yaklaşımın gerekliliği” vurgulandı. Kaynaklar, formülasyonda Türkiye’nin, IŞİD hedefi olmamasına gösterilen özenin rol oynadığını aktardı.

Patriot’lar için devam: Hollanda’nın Türkiye’den yıl sonunda Patriot’larını çekme hazırlığına karşı ittifaktan olumlu sinyal verildi. Bildiride “Patriot füzelerinin Türkiye’nin nüfusunu ve sınırlarını korumak için konuşlandırılması NATO’nun üyesini savunma veya herhangi bir tehdide karşı caydırmak için güçlü bir taahhüdüdür” denildi.

Rusya hedefi: Bildiride ittifakın 5’inci maddesinin yer aldığı kısım Rusya’ya karşı “kararlılığı” ifade ederken, AB’nin yeni yaptırımlarının da “desteklendiği” vurgulandı. Türkiye ise bu sayede Rusya ile ticaretini artırmak ve “geçiş ticareti”ni üstlenmek istiyor.

Söz havada kaldı: Azerbaycan’a NATO ile ortaklığını geliştirmesi konusunda Erdoğan’ın Bakû’ya verdiği söze karşın bildiride yer almadı.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *