‘Tel Abyad, Kobane’den sonra AKP Suriye siyasetine en büyük darbe’

‘Tel Abyad’ın IŞİD militanlarından temizlenmesi, Erdoğan ve Davutoğlu’nun yürüttüğü Suriye politikasının bugüne kadar aldığı en büyük stratejik darbedir. Bunun iyi görülmesi gerekiyor, diye yazıyor Haluk Özdalga.

Zaman’daki yazısı şöyle:

2011 sonbaharından itibaren AKP, Suriye’de akıl dışı bir siyaset başlattı: Dışarıdan askeri müdahaleyle Şam’da rejim değişikliği gerçekleştirmek. Halbuki, ne Esed rejimi devrildiğinde onun yerini alabilecek bir iç muhalefet, ne de uluslararası zeminde asgari bir konsensüs bulunuyordu. Muhalefet yoksa onu da biz yaratırız diyen AKP iktidarı, bazı yabancı ülkelerle beraber, o günden bu yana  çok sayıda sivil ve askeri muhalefet örgütünün kurulmasına öncülük etti. Onlara Türkiye’de karargah, para, silah ve eğitim verilmesini sağladı. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın dediği gibi Türkiye, eline silah alıp ben Esed’i devirmeye gidiyorum diyen bütün cihatçı militanlara sınırı açtı. Biden açıklamasını daha sonra düzeltti ve daha doğru bir ifadeyi kullandı: AKP bunu bilinçli değil, şuursuzca yapıyordu!

ABD, Rusya, İran, Suudi Arabistan gibi Suriye’de etkili dış ülkelerin hepsi, belli analizlere dayalı bir siyaset izliyor. Mesela ABD, çatışan iki tarafı da hasım görüyor ve güçler dengesi oyunu içinde kendi hedefine ulaşmaya çalışıyor. Suudiler için İran yaşamsal bir tehdit oluşturuyor ve  o nedenle Suriye’de “İran’ın kanatlarını kırpmak” istiyorlar, vs. Bu ülkelerin izlediği stratejileri beğenebilir veya eleştirebilirsiniz. Ama hepsinin ortak bir noktası var. Hepsi öncelikle kendi milli çıkarlarını sağlamaya dönük bir tutum içinde. Siyasi liderleri de, o doğrultuda yaptıkları açıklamaları ve analizleri, yeri geldikçe kamuoyuyla paylaşıyor. Sadece Türkiye’nin, ülke çıkarlarını ön planda tutan bir stratejisi yok.

AKP’nin ne yapmak istediği belli değil. Tek bir hedef var: Ne pahasına olursa olsun Esed’in devrilmesi! Tabii bunun adı strateji değil, takıntı. Biden’ın “şuursuz” dediği herhalde bu durum. Bu strateji fukaralığı sonucunda Türkiye’nin şimdi elinde kalan tek ağırlık, sahip olduğu coğrafyadan ileri geliyor. O nedenle, Suriye krizi nasıl biterse bitsin, en çok kaybeden dış ülke muhtemelen Türkiye olacak.

Yazının tamamı içi tıklayın.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *