Tarlabaşı'nda binalara soykırım, talan başladı

Geçtiğimiz günlerde Tarlabaşı’ndaki kentsel dönüşüm projesi sırasında çöken binanın ardından yeni ayrıntılar çıktı. Bölgede bazı tarihi binaların kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında gerçekleştirilen tahribatla yıkıldığı ve kurtarılamaz hale getirildiği anlaşıldı.

Ağır tahribata uğrayan binalar içerisinde özgün yeni sanat (artnouveau) stilindeki eserler de var. Proje alanında eserler ve binlara ait kapı, pencere ile demirler de yağmalanıyor. Bu durum mimar ve şehir plancılarının tepkisine neden oldu.

Tarlabaşı’nda gerçekleşen dönüşüm alanında bir hafta önce dört katlı bir bina kendiliğinden çöktü. Binanın kendiliğinden çökmesinin nedeninin ise yağmacıların binada yaptığı tahribat olduğu anlaşıldı. Taraf ’a konuşan Mimar Korhan Gümüş Tarlabaşı’nda gerçekleştirilen projenin sözde koruma amaçlı yapıldığını gerçekte ise tarihi yapıların yok edildiğini dile getirdi. Gümüş, geçtiğimiz günlerde Tarlabaşı’ndaki binanın yıkılmasına ilişkin çarpıcı iddialar öne sürerek şunları dile getirdi : “Bu binaların altına derin kazı yapıyorlar. Beyoğlu’nda yukarı doğru yükselmek mümkün olmadığı için Emek sinemasında ve Demirören Alışveriş Merkezi’nde olduğu gibi yedi kat aşağıya iniyorlar. Bu derin kazılar ise binaların yıkılmasına ya da ciddi tahribatlara sebep oluyor. Yapı çürük hale geliyor. Ağa Camii’nde de bu sebeple çatlak oluşmuştu.”

Kentsel dönüşümünün tamamen piyasa gereklerine göre yapıldığını belirten Gümüş, dünyanın hiçbir yerinde bu kadar kaliteli bir yapı stoğunun bu kadar hunharca yok edilmediğini söyledi. Gümüş: “Bu yapıların demir doğramaları özgün ve Nouveau yapı dediğimiz çok önemli bir mimarlık stiline sahiptir. Yapıların demir doğramaları yağmalandı. Levyelerle kırılarak demir hurda olarak satıldı. Kapılar, ahşap döşemeler söküldü. Bu yapıların korunması gerekirken kamuoyu eliyle yağmaya açıldı. Yani kullanılabilir durumdaki çok kaliteli yapılar aslında yok edildi. Bu koruma uygulaması değil şehir kırımıdır. Bu yok edilişin koruma mantığıyla bir ilgisi yoktur” dedi.

Tarlabaşı’nda kentsel dönüşüm çerçevesinde gerçekleştirilen çalışmalar sonrasında maket üzerinden ofis satışlarına başlandı. Ofis blokları satışlarının yüzde 50’sinin gerçekleştiği öğrenildi. Ofis fiyatlarının metrekaresinin 7500 dolar olduğu belirtiliyor. Satılan ofislerin fiyatı ise minimum 560 bin dolardan başlayıp 4 milyona kadar ulaşıyor. Ofislerin teslim tarihinin ise aralık 2015 olduğu öğrenildi. Beyoğlu Belediyesi ile Çalık grubuna ait GAP İnşaatın beraber yürüttüğü proje için dört katlı binalar mülk sahiplerinden 200 bin lira karşılığında alınmıştı. Mülklerinin ucuza alındığını söyleyen vatandaşların açtığı davalar ise devam ediyor.

Tarlabaşı Mülk Sahipleri ve Kiracıları Kalkınma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Ahmet Gün bugün metrekaresi 7500 dolar olan yerlerin mülk sahiplerinden metrekaresi 2500 liraya alındığını söyleyerek şöyle konuştu:

“ Biz verdikleri fiyatlar düşük olduğu için mülklerimizi satmak istemeyince belediye kamulaştırma davası açtı. Bu davayla birlikte bilirkişiler fiyatları biraz daha yükseltti. İlk etapta satılan binalar bu nedenle çok daha ucuza gitti. Örneğin 80 metre karelik bir arazide bulunan 4 katlı bir bina 200 bin liraya satıldı. Kamulaştırma yapılmaya başlayınca verdiğimiz hukuki mücadele sonucu bilirkişilerin yaptığı tespitlerle mülkler iki katı fiyatına satıldı. Yani 200 bin yerine 400 bin verdiler. Gene bu miktarlar bile çok komik rakamlar. Neredeyse İstanbul’un göbeğinde bir çok bina 2-3 milyon ederken insanlara evleri ederlerinin çok altında fiyatlara sattırıldı” dedi.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *