MİT Yasası, Baas modeli: Gazeteler ellerindeki bilgi-belgeleri vermek zorunda

Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’nda köklü değişiklikler getiren teklif Meclis Başkanlığı’na sunuldu. AKP Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve Çankırı Milletvekili İdris Şahin’in imzasını taşıyan teklifin gelecek hafta Meclis’ten çıkarılması planlanıyor.

İnternete düşen kanun teklifi Türkiye’yi tam anlamıyla bir Muhaberat devletine dönüştürüyor.

Taraf’ın haberine göre, öncelikle MİT’e dış güvenlik, terörle mücadele ve milli güvenliğe ilişkin konularda Bakanlar Kurulunca MİT’e operasyonel görev veriyor. Buna göre “Milli Güvenlik” gibi bir muğlak kavramla MİT’ hükümetin “milli güvenlik tehdidi” olarak tanımlayıp hedef gösterdiği her grup veya kişiye yönelik operasyon yapabilecek. Örneğin Aleviler, Kürtler, Cemaatler gibi hükümetle ters düşen her kesim “milli güvenlik” tehdidi olarak tanımlanıp MİT’in operasyon hedefi olabilecek.

Bu yetkiyle MİT parti devletinin istihbarat birimi gibi çalışabilecek.

MİT’e verilen yetkilere göre MİT, ticari sır kavramına bakmaksızın, bankalar dahil tüm kamu kurum ve kuruluşları, tüm tüzel kişilikler, ve tüzel kişiliği bulunmayan kuruluşlardan “bilgi, belge, veri ve kayıtları alabilir, bunlara ait arşivlerden, elektronik bilgi işlem merkezlerinden ve iletişim alt yapısından yararlanabilir ve bunlarla irtibat kurabilir. Bu kapsamda talepte bulunulanlar, kendi mevzuatlarındaki hükümleri gerekçe göstermek suretiyle talebin yerine getirilmesinden kaçınamazlar.”
Bu yetkilerle MİT gazeteler ve medya kuruluşları, bankalar dahil tüm kuruluşlardan istediği zaman gelip bilgi ve belge alabilir ve bu kuruluşlar kendi yasalarına göre MİT’in talebini reddedemez.

MİT isterse tüm kamu kurumlarındaki “türlü malzeme, ekipman, teçhizat ve cihazı diğer kanunların bu konudaki düzenlemelerine bakılmaksızın MİT’e devredilebilir.” Böylece MİT fiilen tüm kurumların üstüne geçip TSK, Emniyet ve Jandarma’nın hatta Devlet Su İşleri’nin imkânlarını dahi kullanabilecek.

MİT’e tam karartma getiriliyor: “Milli İstihbarat Teşkilatının görev ve faaliyetlerine ilişkin, veya MİT mensuplarına ilişkin bilgi ve belgeleri bilgi ve belgeleri alan ve kullanan veya yayan kişiye ağır hapis cezaları getirilirken özellikle medyanın MİT hakkında yayın yapmasının önüne geçilmesi için “bu bilgi ve belgeleri radyo, televizyon, internet, sosyal medya, gazete, dergi, kitap ve diğer tüm medya araçları ile her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim araçları vasıtasıyla yayımlanması, yayılması veya açıklanması halinde süreli veya süresiz yayın sahibi, içerik sağlayıcı, eser sahibi, muhabir, yazar, sorumlu müdür, yayımcı ve basımcı ile yayanlar hakkında 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası” getiriliyor.
Böylece MİT hakkında herhangi bir bilgi kırıntısının bile yayılmasının önüne geçiliyor. Üstelik sadece yayana, yayıncıya, editöre değil dağıtıcıya bile cezalar getiriliyor.

Yine bu kapsamda gazetelerin ellerindeki bilgi ve belgeleri verme zorunluluğu getiriyor. Bu Kanun kapsamında talep edilen bilgi, belge ve verileri vermeyen kişilere 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası” getiriliyor.

“Telekomünikasyon kanallarından geçen dış istihbarat, milli savunma, terörizm ve uluslararası suçlar ile siber güvenlikle ilgili verileri toplayabilir” denilerek “milli güvenlik” ve “terörizm” gibi muğlak kavramların arkasına sığınılarak telekomünikasyon geçen tüm verileri toplama yetkisi veriliyor.
Dinleme ve izleme konusunda yurt dışındaki tüm hatlar ile yurt içindeki halka açık ankesörlü telefon hatları ile Türkiye’deki yabancıların telefonlarının dinlenmesini MİT müsteşarının izniyle dinleme yetkisi veriliyor.

Düzenlemeye göre: “Önleyici istihbarat elde etmek ve analiz yapabilmek amacıyla diğer kanunlardaki düzenlemelere bağlı kalmaksızın; MİT Müsteşarı veya yardımcısının onayıyla yurt dışında veya yabancılar tarafından gerçekleştirilen iletişim ile ankesörlü telefonlarla gerçekleştirilen iletişim “..tespit edilebilir, dinlenebilir, sinyal bilgileri değerlendirilebilir, kayda alınabilir.”

Böylece sokaklarda kurulu tüm ankesörlü telefonlar ile Türkiye’deki tüm yabancıların telefonlarının dinlenmesi için mahkeme kararı ortadan kaldırılıyor. MİT müsteşar yardımcısının onayı yeterli hale getiriliyor.

MİT yasasının sürprizi de Öcalan ve Oslo görüşmelerini kanunî çerçeveye oturtması. Buna göre “Milli güvenliğin ve ülke menfaatinin gerektirdiği hallerde yerli ve yabancı her türlü kurum ve kuruluş ile tüm örgüt veya oluşumlar ile kişilerle doğrudan ilişki kurabilir, uygun koordinasyon yöntemlerini uygulayabilir. MİT mensupları görevlerini yerine getirirken ceza ve infaz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlülerle önceden bilgi vermek suretiyle görüşebilir, görevinin gereği terör örgütleri dahil olmak üzere milli güvenliği tehdit eden bütün yapılarla irtibat kurabilir.”

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *