”MEB Diyanet’in şubesine dönüşürken, zorunlu ‘muhafazakar ahlak’ dersleri geliyor”

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin içeriği Alevilik açısından değiştirmeye ve zenginleştirmeye hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı’nın müfredatın tamamını etkileyecek başka değişiklikler için de hazırlık yaptığı ve ek bir “ahlak dersi”nin müfredata alınması için çalışma yapıldığı ortaya çıktı.

Cumhuriyet’in haberine göre, Hükümete yakın ve eğitim politikalarına yön veren Eğitim Bir Sen tarafından geliştirilen Ahlak Bilgisi dersi projesine Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri de sıcak baktı. Bakanlık yetkilileri Ahlak Dersi’nin “bir ders gibi algılanmaması, hayatın tümüne yansıtılması” gerektiği görüşünü dile getirdi.

Söz konusu projeye göre Ahlak Dersi, ilkokuldan lise sona kadar tüm öğrencilere verilebilecek. Ahlak dersi içineğitim uygulama, araç ve materyalleri de hazırlanacak. Ahlak dersi müfredatında dini –evrensel ahlak ilkeleri esas alınacak.

YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı, Ahlak Dersi müfredatı çalışmalarında, bilimsel kaynak ve bilim insanı olarak Batı orijinli tercihler yerine medeniyet tarihimizin bu kapsamdaki önemli eserlerinin okunurluluğunu ve müelliflerinin bilinirliliğini artıracak yönelimler” oluşturacak.

Bunlardan ilkinde Hz. Peygamber’in yaşantısı, sözleri ve üslubu esas alınacak.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini zorunlu dersler arasında sayan Anayasa’nın 24. maddesindeki hükmünün ders için Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ifadesinin kullanılmadığını, maddede “Din ve ahlak eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır” ifadelerinin kullanıldığına dikkat çekildi.

Bunun için Ahlak Dersi projesinin hayata geçirilmesi durumunda dersin zorunlu olabileceği belirtildi.


Öte yandan, CHP’li Levent Gök, düzenlediği basın toplantısında, Öğretmenler Günü’nün kutlanılacak bir tarafı kalmadığını belirterek, milli eğitimin ve öğretmenlerin içinde bulunduğu durum hazin ve ibret verici olduğunu ifade etti. Bakanlığın milli eğitimden tamamen ters ilkelerle yönetildiğini, Avcı’nın ise elinde hiçbir yetkiyi kullanamadığını, başka güçlerce yönetildiğini, acz içinde bulunduğunu savundu.

“Milli Eğitim Bakanlığı sahipsizdir. Bakanlığı TÜRGEV ve Bilal Erdoğan yönetmektedir. Bilal Erdoğan’ın verdiği demeçlerle bakanlık kendisine hedef biçmekte, Bakanlık ise bu hedefleri yakalamak için dinsel gerici politikalar izlemektedir” diyen Gök, MEB’in 2002 yılı yatırım bütçesi yüzde 12 iken 2014’te yüzde 9’e düştüğünü, sadece personel giderlerini karşıladığını söyledi.

Okulların dinselleştirme suretiyle milli eğitimin içinin boşaltıldığını vurgulayan Gök şçyle konuştu:

“MEB, neredeyse Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir şubesine dönüşmüş, karma eğitimi kaldırma projeleri hızla devam etmekte, çağdaşlaşma yolundaki adımlar birer birer geriye gitmektedir. Fatih projesi çökmüştür. Bütün okul müdürleri bir gecede değiştirilmiştir. Müdürlere mülakatlarda hangi gazeteyi okudukları, hangi liderleri benimsedikleri soruluyor. Öğretmenlerimiz, memur maaşlarının enflasyonunun altında kalması sonucu Türkiye’nin en ezilen sınıfı olmuştur. Eğitim dinselleştirildiği gibi ticarileştirildi, fırsat eşitliği kaldırıldığı için öğrencilerin devlet imkanıyla okuması sıfırlandı. Çocuk yaşta evliliklerde çok ciddi artış var. Bunların baş sorumlusu iktidardır.”

Gök, 2013 yılında yapılan seviye tespit sınavının iptali yönünde mahkeme kararı olduğunu vurgulayarak, bakanlığın bu kararlara uymadığını, Avcı’nın görevini yapmadığını söyledi. “Ortada mahkeme kararına karşı görevini yapmayan Milli Eğitim Bakanı ve uygulanmayan mahkeme kararı var” ifadesini kullanan Gök, CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın ve 58 milletvekilinin imzasıyla Avcı hakkında Meclis Soruşturması açılması için önergelerini TBMM Başkanlığı’na verdiklerini bildirdi.

Gök, “milli eğitimdeki asıl işlevini unutan Avcı hakkında Soruşturma Komisyonu kurulması gereklidir. Türk milli eğitimini bugüne getiren Bakan hesap vermeli”görüşünü savundu.

Gök, Meclis’e sevkedilen İç Güvenlik Paketi ile ilgili sorulara, “Artık AKP örtülü faşizmden açık faşizme geçmek istiyor. Türkiye’de kişi hak ve özgürlükleri ortadan kaldırılıyor. AKP’nin bürokratları, valisi, polisi yargının yerine geçiyor. Böyle bir düzenin hukuk düzeni ve Anayasa ile bağdaşması mümkün değil. Herkesi bu düzenlemelere etkin şekilde karşı durmaya davet ediyorum. Demokratik hak ve özgürlükler geriye götürülmek isteniyor. AKP’nin kurmak istediği polis devletine izin vermeyiz” karşılığını verdi.

Meclis’te “ortak şarj makineleri içinde solucan olduğu, telefon bilgi ve konuşmalarının Meclis’teki serverde depolandığı” iddiasının sorulması üzerine Gök, iddiaların yeni olmadığını, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çok önemli değerlendirmelerde bulunduğunu, ancak iktidarın bunları ciddiye alacak sorumlulukta olmadığını söyledi.

Levent Gök, şöyle konuştu:

“Geçmişte Erdoğan, ‘sizin nefes alışınızı bile dinliyoruz’ demişti. Bu itirafın gereği yapılmalı. Nefesimizi dinleyip ne yapacaksınız? Milletvekillerinin dinlenmesi, takibi söz konusu . Bunun gereğini yapması gereken başta Başbakan olmak üzere iktidardır. Getirilen paketle artık muhalefetin sesinin iyice kısalacağı, baskı altına alınacağı döneme geliniyor. İktidarın gizli yaptığı işleri açık hale getiriyor. Bu tasarı AKP’nin örtülü faşizmden açık faşizme geçtiğinin belgesidir.”

Meclis’teki ortak şarjı bir kaç defa kendisinin de kullandığını belirten Gök, herkesin fişlendiği ortam yaratıldığını, iktidarın girişimlerinden rahatsız olduğunu ve nerede ne olacağını bilmediklerini söyledi. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kendilerini ikna edecek şekilde iddiaları yanıtlaması gerektiğini savunan Gök, herkesin dikkatli olması gereken süreç yaşandığını, iddiayı önemsediklerini ve kendi teknik araştırmalarını yapacaklarını kaydetti.

Başbakan Davutoğlu’nun “Tunceli’de açılımda bulunduğuna tanık olmadığını” belirten Gök, Alevilerin ihtiyaçlarını karşılayacak hiçbir açıklama yapılmadığını ifade ederek, “Duyguların okşanmasıyla ilgili tablo değil, gerçek talepler ortadayken ve bunlar reddedilmişken Başbakan’ın söylediklerinin hiçbir inandırıcılığı olmamıştır. Alevi dünyasının beklediğinden çok uzak…” dedi.

Gök, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın saati için ceza kesilmesine yönelik sorulara, “Konu artık hukuken tescillenmiştir. Soruşturma Komisyonu, vakit geçirmeden gereğini yapmalı ve Yüce Divan yolunu açmalı” karşılığını verdi.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *