Malvarlıklarına tedbir 30 dakikada kalktı, Sabah-ATV kurtuldu

İkinci dalga yolsuzluk soruşturması kapsamında yedi işadamı ve iki şirketin mal varlıklarına konulan tedbir, soruşturma dosyasını inceleyen dört savcı tarafından kaldırıldı.

Taraf’ın bugünkü haberine göre işadamlarının malvarlıkları kaldırılması ardından gözler Sabah-atv’nin satışına çevrildi.

Taraf gazetesinin daha önce gündeme getirdiği iddialara göre, soruşturma çerçevesinde, Sabah’ın satışı için hükümete yakın işadamlarının 100’er milyon dolar vermesini öngören bir “havuzun” oluşturulduğuyla ilgili tespitler olduğu iddia edilmişti.

Tedbir kararı en çok Sabah-atv’yi elden çıkarmaya çalışan Çalık Grubu’nu etkilerken, yeni alınan kararla medya şirketlerinin satışının da önü açılmış oldu.

İkinci dalga rüşvet ve yolsuzluk operasyonunu yürüten Savcı Muammer Akkaş’ın görevden el çektirilmesinin ardından dosyayı inceleyen savcılar, TMK 2 Nolu Hâkimlik tarafından konulan tedbirin yeterli yasal gerekçesi olmadığını savundu. İstanbul TMK ile yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 41 şüpheli hakkında başlatılan soruşturmada savcı Muammer Akkaş’ın talebiyle 2 Nolu TMK Hâkimliği’nin yedi işadamı ve iki şirketin mal varlıklarına tedbir konulmasıyla ilgili kararı inceleyen savcılar, Ömer Faruk Kalyoncu, Cengiz Aktürk, Abdullah Tivnikli, Mustafa Latif Topbaş, Cemal Kalyoncu, Mehmet Cengiz ve Üsame Kutub ile Bosphorus 360 Limited Şirketi ve Zirve Holding Anonim Şirketi’nin malları üzerine konulan tedbir kararını kaldırdı.

Savcılar İsmail Uçar, Fuzuli Aydoğdu, İrfan Fidan ve Murat Çağlak imzası taşıyan kararının gerekçesinde, çok kapsamlı bir soruşturma dosyası olmasına rağmen hâkimliğin yarım saat gibi kısa bir sürede tedbir kararı aldığı belirtildi.

Kararda şu ifadeler kullanıldı: “UYAP kayıtlarında yapılan incelemede Cumhuriyet Başsavcılığımızın tedbir kararı istemine ilişkin talebi dosyanın çok kapsamlı olması, 54 klasör ve 1005 sahifelik fezleke ihtiva etmesine rağmen, hatta tespitlerimize göre klasörlerin 32 tanesini ihtiva eden çuvalların halen mühürlü olup okunmaksızın yarım saat gibi kısa bir sürede TMK 2 Nolu Hâkimliği tarafından şüphelilerin suçla ilgisi olup olmadığına bakılmaksızın bütün mal varlıklarına el konulmasına dair karar verilmiştir”

Şüpheli avukatlarının itirazı üzerine inceleme yapıldığı belirtilen kararda, TMK 2 No’lu Hâkimliği tarafından, şüphelilerin suçla ilgisi olup olmadığına bakılmaksızın, bütün mal varlıklarına el konulmasına dair karar verildiği belirtildi. Mal varlığına tedbir konulması için isnat edilen suç ile elde edilen mal varlığı arasında irtibat bulunması gerektiği vurgulanan kararda, şüphelilerin avukatlarının talebinin kabulüyle “ileride telafisi imkânsız zararlara sebebiyet verilmemesi açısından şüphelilerin mal varlıklarına el konulmasına ilişkin kararın kaldırıldığı” ifade edildi.

Kararda şu ifadeler kaydedildi: “Halen soruşturma sürdürülmekte, kapsamlı olan evrakın incelenmesine devam edilmekte ve soruşturma dosyasına girmesi gerektiği değerlendirilen evrakın mahallinden talep işlemleri devam etmektedir. Şüphelilerin mal varlıklarına elkonulması tedbiri bakımından ise şüphelilere veya sanıklara dair para, fon, menkul, gayrimenkul, hak ve alacaklar gibi mal varlığı hareketleri izlenmemiş ve herhangi bir kayıt getirilmemiştir.

Şüphelilere isnat edilen suçlar, suç tarihinden ve bu suçlardan elde edilen kazanç miktarlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken böyle bir tespite gidilmeksizin ilgili talepte bulunulmuştur. MASAK’tan herhangi bir rapor alınmamıştır. Dosyada suçlara yönelik yetkili bir kurumdan veya bilirkişi den alınmış başka bir rapor da bulunmamaktadır.”

» Tüm bankalarda bulunan her türlü TL ve döviz cinsi hesapları

» Bono, tahvil, yatırım enstrümanı ve kiralık kasaları
» Gayrimenkulleri ve taşınmazları
» Kara, deniz ve hava ulaşım araçları
» Merkezi kayıt kuruluşlarında bulunan hak ve alacakları
» Üzerlerine kayıtlı ve hisse sahibi oldukları tüm şirket ortaklıkları
» Sermaye piyasasında işlem gören tüm hisseleri
» Sigorta şirketlerinde bulunan hak ve alacakları

İşadamlarının mal varlıklarına el koyma kararını değerlendiren hukukçular ise, mahkemenin bir işadamının tüm malvarlığına el koyma hakkı olmakla birlikte, soruşturmada geçen yolsuzluk miktarı kadar el konulması gerektiğini söylüyor. Böyle bir uygulamanın kişiyi batırma şüphesi doğurabileceğini kaydeden hukukçular, “sonuçta bu kişiler masumsa zararı devlet ödemek durumunda” görüşünü belirtiyor. İ

stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Sözüer de konuya ilişkin değerlendirmesinde, “İnsanların doğduğu andan tüm varlıklarına tedbir koyulması Anayasa’da yasaklanan genel müsadere cezası etkisi gösteren hukuk dışı bir uygulamadır” dedi. “Savcıların, tamamen hukuka aykırı el koyma kararını kaldırmasıyla insanların hukuka güven duyması için bir ümit ışığı yakılmış olduğunu” ifade eden Sözüer, şunları belirtti: “Böyle bir uygulama sadece mallarına haksız olarak tedbir konulan kişi ve kuruluşlara değil tüm ekonomiyi büyük zarar veren sonuçlar doğurmaktadır. Öyle ki borsada işlem gören tüm hisse senetlerine el koyulup, borsadan hisse senedi alan ve olaylarla hiç ilgisi olmayan on binlerce borsa yatırımcısı dahi cezalandırılmak istenmiştir.”

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *