'Makinist' Erdoğan trenin imdat frenini nasıl çekti?

Erdoğan kendisini içine sürüklediği açmazın A’dan Z’ye farkında ve telaşı her geçen gün büyüyor.
17 Aralık 2013’ten bu yana hukuk adına ne varsa harap edildikten sonra, akla karşı faiz-enflasyon denklemi yüzünden Babacan ve Başçı ile çatışıp çark etti, sonra Harp Akademileri’nde ‘şahsım başta olmak üzere, tüm ülke yanlış yönlendirildi, aldatıldı‘ sözleriyle subaylar arasında bir istihza dalgası üretti.

Bu sözler AKP tabanının anti-militarist damarlarını sarsarken, bu kez “İzleme Heyeti’ne karşıyım” dedi.

Yetinmedi, frenleri iyice boşa alarak ‘Dolmabahçe ruhu’na, süreci süreç yapmak için ortaya konmuş 10 maddeye, Kürt meselesini cumhuriyet tarihi boyunca mesele yapan asli unsurlardan anadilde eğitime vs. karşı olduğunu beyan etti.

Böylelikle tek bir kişinin hükümeti, partisini hiçe sayan ihtiraslarıiyice, seçim sürecinin üzerine kâbus gibi çöktü.

Gelişmelerin özü gayet basittir.

Siyaseten iyice çaresizleşen ve varılacak istasyondaki durumu karşısında kendi adına paniğe kapılan Erdoğan, trendeki imdat frenini bizzat çeken kişi olmuştur.
Hadisenin önemli tarafı, imdat frenini çeken kişinin herhangi bir tren yolcusu değil, makinistin ta kendisi olmasıdır.

Bu, siyasette sık rastlanan bir durum değildir.

Şimdi, yolda yanından geçilen son işaret taşlarının her birine tek tek bakıp artık iyice netleşmekte olan resmin parçalarını yan yana koyabiliriz.

· Newroz öncesinde yaşanan söz düellosu, en tepede baskın karakterini ne pahasına olursa olsun korumak isteyen Erdoğan’ın ‘ateşkes süreci’ni seçimlerde AKP bir keza daha kazanana kadar ‘oyalama’ taktiği için araçtan ibaret gördüğünü artık iyice su yüzüne çıkarmıştır.

· Erdoğan, evvelce Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’in de dile getirdiği ‘kırmızı çizgiler’i belli ki birkaç kez daha okumuş; AKP oyunun MHP’ye kaymakta olduğunu ve bu haliyle durdurulamazlığını görmüştür.

· Askerle işbirliğinin ve ‘Yeni İttihatçılık’ın inşası için bir yanıyla alabildiğine ‘devletçi’, öbür yanıyla da alabildiğine ‘Türk milliyetçisi’ bir söyleme iyice dümen kırmıştır.

· Erdoğan artık ‘Ankaralı’dır.

· Sadece aldatma, kullanma, suyunu çıkarma ve posasını atma üzerine bina edilmiş olan 12 yılık ‘Erdoğan’ın önlenemez yükselişi’ projesinde gelinen bu (Erdoğan açısından) sıkıntılı noktada, askerin Harp Akademileri’ndeki söylemden eskiye yönelik hesapların rövanşını ve 12 Eylül anayasasının çizdiği ‘eski nizamın korunmasını’ amaçlayan bir faydacılık ötesinde, farklı bir sonuç çıkarması beklenemez.

· Darbecilik kültürü ve insanlık suçu dosyalarıyla 12 yıl boyunca kurumsal hesaplaşma adına sıfır ilerlemenin olduğu bir ülkede, Harp Akademileri’ne yansıtılan ‘yönetimin her veçhesinden sorumlu olarak ben ve hükümetim aldatıldık’ söyleminin, tabandan yükselen varlık nedenlerinden biri anti-militarizm olan AKP’de ne denli rahatsızlık yarattığı, Bülent Arınç’ın sert çıkışında özetini bulmaktadır.

· Kırılan kolun artık yen içinde kalması zordur. Arınç’ın ‘hissi’ kavramını kullanması, irrasyonel davranış kalıbı karşısında duyulan rahatsızlığın ne kadar arttığını, Erdoğan’ın aynen Özal ve Demirel gibi ‘tepede tecrit edilmesi’ sürecinde fitilin ateşlendiğini göstermektedir.

· Erdoğan’ın ‘konu mankeni değilim’ sözleri de bu trendi iyi okuduğunu gösteriyor. Dolayısıyla, Babacan-Başçı krizinde olduğu gibi, Dolmabahçe krizini geri çark ederek ‘tatlıya bağlaması’ da mümkün görünmüyor.

· Davutoğlu ne yapacaktır? Erdoğan, silah bırakmanın şartı gibi ortaya konup, uzlaşılmış gibi ilan edilen 10 maddeye dair ‘ahde vefa’ ilkesini elinin tersiyle itmiş, kabineyi iyice çıkmaza sokmuş, inkârcı devlet kalıplarına itaat etme veya etmeme ikilemine sürüklemiştir.

· Erdoğan’ın söylemde ısrarı, AKP’nin bir kısım oyunun MHP’ye kaymasını sadece belki yavaşlatacak ama evvelce AKP’ye gitmiş muhafazakâr Kürt oyunun yönünü HDP’ye çevirecektir.

· İmdat freninin can havliyle çekilmesi, yeni bir farkındalık dalgasıyaratmış, HDP’nin yüzde 10’u geçmesi yönünde taktik oy kullanmak isteyen seçmenlerin önü açılmıştır.

· Bu seçimlerin kazananları MHP ve HDP olacaktır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *