İbrahim Uslu (ANAR): ‘1 Kasım’da tek parti iktidarı beklemeyin’

AK Parti’ye yakınlığıyla tanınan Ankara Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin (ANAR) sahibi İbrahim Uslu, Meclis’te dört parti olması halinde tek partinin iktidarının ‘çok zor olduğunu’ söyledi. 


Zaman’ın haberine göre, çatışma ortamının AKP gibi merkez partiler için tehdit olduğunu belirten Uslu, “Şimdi HDP’nin veya Demirtaş’ın önünde 18’in 11.5’ini aldı. Hala alabileceği 6-7 puanlık bir oy havuzu var. Türkiye’de bu çatışmalar yaşandıkça bu oyların nerede konsantre olacağını aşağı yukarı tahmin edersiniz. Dolayısıyla bu savaş Ak Parti’ye yaramıyor. Çatışmanın, gerilimin olduğu yerlerde merkez partiler küçülür, uç partiler büyür. HDP bu dinamiği biliyor, MHP de bu durumun farkında. Ben illa bunlar terörün olmasını istiyorlar, katkı veriyorlar anlamında söylemiyorum. O ağır bir itham olur. Fakat artan terör en fazla Ak Parti’yi tehdit ediyor.” dedi.

7 Haziran’daki genel seçim sonrası seçmenin oy davranışının değişmediğini dile getiren ANAR Başkanı İbrahim Uslu, Türkiye’de uzun yıllar bir daha ‘tek parti iktidarı’ yaşanmayacağını ve koalisyonların Türkiye’yi yöneteceğini öngördü.

CNN Türk’teki canlı yayında çarpıcı açıklamalarda bulunan Uslu, çatışma ortamının en çok uç partiler olarak tanımladığı HDP ve MHP’ye yaradığını, iki partinin bu durumun farkında olduklarını belirtti.

‘HDP maalesef terörden olumsuz etkilenen değil, olumlu etkilenen parti’ diyen Uslu, “7 Haziran öncesinde biz de başka şirketlerde çalışmalar yaptı ve Ak Parti’nin oyu yüzde 30 civarındaydı. Zaten son yerel seçimde de Ak Parti Diyarbakır’da yüzde 35 oy almıştı. Ama Diyarbakır’da bomba patladıktan sonra Ak Parti’nin oyu yüzde 14’e geçti. Zaten eğer Güneydoğu’daki terör HDP’nin oyunu azaltıyor olsaydı, HDP diye bir parti olmazdı bugüne kadar. Çünkü terör Güneydoğu’da hep vardı.” tespitinde bulundu.

Uslu şunları söyledi:

‘Koalisyon niye kurulamadı diye bakacak olursanız, orada muhalefetin bir taşla iki kuşu vurma stratejisi var. 7 Haziran akşamını hatırlayalım. İki partinin MHP ve HDP’nin liderleri zaten o akşam koalisyona kapılarını kapamıştı. Geriye bir tek seçenek, Ak Parti ve CHP. Bu iki parti son 150 yıldır Türkiye’de siyasetin diakletiğini oluşturan iki ana akımın temsilcisi. Bunların birkaç hafta içerisinde bu 150 yıllık mücadeleyi unutup, bir araya gelmesini bekledik. Bu rasyonel birşey miydi? Evet olabilirdi. Türkiye bundan istifade edebilirdi. Ama kolay bir misyon muydu? Hiç kolay değildi. Arada 150 yıllık mücadele tarihi var. Bu birikimleri geri tutacak tavırların hala devam ettiğini görüyoruz.

Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP Grup Başkan Vekili’nin açıklamasına bakacak olursanız, hala o sert üslubun devam ettiğini gösteriyor. Dolayısıyla seçmen 1 Kasım’da eğer tercihini değiştirmezse, yeniden bir koalisyon ihtiyacı hasıl olacak. Şu anki koalisyonu zorlaştıran bu tarihsel faktörler, o zaman da önümüzde bir engel olarak durmaya devam edecek. Ben bu yüzden partilerin iki ay sonrasında tekrar oturup konuşabilecekleri potansiyeli kaybetmemeleri gerektiği konusunda uyarmaya çalışıyorum. Seçmen eğilimleri sabit devam ediyor. Ufak tefek değişiklikler olsa dahi dört partinin barajı geçtiği sistemde tek parti iktidarını çıkarmak oldukça zor.’

HDP terörden olumsuz etkilenen değil, olumlu etkilenen bir parti. Ben daha önce de bu örneği verdim. 7 Haziran öncesinde biz de başka şirketlerde çalışmalar yaptı ve Ak Parti’nin oyu yüzde 30 civarındaydı. Zaten son yerel seçimde de Ak Parti Diyarbakır’da yüzde 35 oy almıştı. Ama Diyarbakır’da bomba patladıktan sonra Ak Parti’nin oyu yüzde 14’e geçti. Güneydoğu’da yaşanan terör HDP’yi tehdit etmiyor. HDP’nin terör konusundaki söylemini yumuşattı. Şu an silah bırakılsın diyor ama bundan beslendiğini de biliyoruz. Zaten eğer Güneydoğu’daki terör HDP’nin oyunu azaltıyor olsaydı, HDP diye bir parti olmazdı bugüne kadar. Çünkü terör Güneydoğu’da hep vardı.

Türkiye’de 55 milyon seçmenin yüzde 17,5 – 18 civarındaki bir kısmı kendini Kürt olarak tanımlıyor. İkincisi, HDP2nin son seçimde aldığı yüzde 13 oyun yüzde 11.5’i yine kendine Kürt diyen seçmenlerden oluşuyor. Bu Türkiyelileşme dediğiniz şey, HDP’ye 1-1,5 puan ilave oy getirdi. Seçim gecesi Sayın Demirtaş HDP’ye destek veren bu örgütleri saydı. Orada birçok insanın isimlerini ilk kez duyduk. Onlar Türk solunun içindeki çeşitli fraksiyonlardır. 1,5’in bir kısmı bu sözlerden oluşuyor. Çok az kısmı, Beyaz Türkler denen Etiler, Nişantaşı oyları. Onlar zaten bir yüzde teşkil etmiyorlar.

Şimdi HDP’nin veya Demirtaş’ın önünde 18’in 11,5’unu aldı. Hala alabileceği 6-7 puanlık bir oy havuzu var. Türkiye’de bu çatışmalar yaşandıkça bu oyların nerede konsantre olacağını aşağı yukarı tahmin edersiniz. Dolayısıyla bu savaş Ak Parti’ye yaramıyor. Çatışmanın, gerilimin olduğu yerlerde merkez partiler küçülür, uç partiler büyür. HDP bu dinamiği biliyor, MHP de bu durumun farkında. Ben illa bunlar terörün olmasını istiyorlar, katkı veriyorlar anlamında söylemiyorum. O ağır bir itham olur. Fakat artan terör en fazla Ak Parti’yi tehdit ediyor.

HDP’nin önünde hala alabileceği 6 – 7 puanlık bir oy havuzu var. Bu çatışmaların o oy havuzunun diğer partilerden HDP’ye akması sonucunu doğurması çok daha muhtemeldir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *