Haber: ‘3. Köprünün yol açtığı doğa katliamı korkunç boyutlarda’

”Köprü inşaatı ormanları kanyona çevirdi. Katliamın boyutları korkunç. Katledilen ormanlar birçok hayvan türünün de yuvasıydı. Birkaç ay öncesine kadar yemyeşil olan tepeler artık çorak arazi görünümünde. Çıplak tepelerin üstünde uçan kuşlar yuvalarını arıyor…”

Cumhuriyet’in haberi:

İstanbul’un can damarı olan Kuzey Ormanları üzerinde inşa edilen 3. Köprü ve Kuzey Marmara Otoyolu’nun yarattığı doğa katliamı hızla sürüyor. Garipçe-Poyrazköy arasındaki köprünün ayakları her geçen gün etrafındaki orman dokusunu yok ederek yükseliyor.

Kentin akciğerleri olan ormanların içinde artık dev şantiyeler var. Köprünün yarattığı tahribatın geldiği boyutu görmek için çıktığımız tura Anadolu Yakası’ndan başlıyoruz. Poyrazköy’ün İstanbul’un keşmekeşinden uzaklaştıran bir Ege kasabısında hissettiren iki
yanı ormanlarla çevrili yolu artık şantiye yolu olmuş.

Yol üzerindeki yönlendirme tabelaları arasında “IC Şantiye Girişi” tabelası da yerini
almış durumda. Poyrazköy’ün yeşil tepeleri köprü ayağının şantiyesi için kazınıp kahverengiye dönmüş. Köprünün beton kalıplarının dökümü bile ormanın içinde kurulan şantiyelerde yapılıyor. Göz alabildiğine yemyeşil olan orman öylesine kazınmış ki ormanın yerinde şimdi devasa kanyonlar var.

3. köprü kapsamında Kuzey Marmara Otoyolu ile TEM arasında Ümraniye’nin mesire alanı olan Devegeçidi’nde inşa edilen “ekspres yol”un binlerce metrekarelik alanda yarattığı katliam da korkunç boyutlara ulaştı. Mesire yeri ile dev inşaat şantiyesi yan yana dünyanın en tezat görüntüsünü oluşturuyor. Birkaç ay önce girebildiğimiz bir çok nokta tel örgülerle çevrilmiş ve her yerde “giriş yasak” tabelaları ile karşılaşıyoruz.

Projenin Odayeri ve Paşaköy arasında 60 km uzunluğundaki Kuzey Marmara Otoyolu inşaatı da birkaç ay öncesine göre inanılmaz bir hızla ilerlemiş. Buradaki inşaat için de aynı Poyrazköy’deki gibi bitki örtüsü kazınarak kanyonlar oluşturulmuş. Ama bu kanyonun zemininde nehir değil yol var. Viyadük ve bağlantı yollarının ayakları da yerine konulmaya başlanmış.

Proje için hazırlanan Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi raporuna göre 60.5 metre genişliğindeki inşaat koridoru içinde yer alan yaklaşık 345 hektar meşe yoğunluklu orman alanı, yaklaşık 284 hektar kozalaklı/iğne yapraklı ağaç alanı kaybolacak. Ama tahribatın sonuçları İstanbul’a bundan çok daha fazlasına mal olacak. Yapişlet- devret modeliyle İçtaş İnşaat Sanayi Ticaret AŞ-Astaldi Ortak Girişim Grubu tarafından yapılan 3. köprü ve Kuzey Marmara Otoyolu için hazırlanan planlara bugüne kadar 30’a yakın dava açıldı.

3. köprü şantiyesinden sonraki durağımız da 3.havalimanının yapıldığı Arnavutköy ve Eyüp ilçelerinin Karadeniz kıyısında Yeniköy ve Akpınar köyleri oluyor. B

ölgede şantiye kurulmuş ancak henüz bir inşaat çalışması yok. Sadece göletler ve taş ocaklarının geride bıraktığı delik deşik olan arazide dolgu çalışması sürüyor. Henüz inşaat başlamasa da 3. havalimanının doğa için ne anlama geleceğini çok iyi biliyoruz.

Projeiçin hazırlanan ÇED raporu havalimanının nasıl bir tahribat yaratacağını kalem kalem ortaya koyuyor.

ÇED raporuna göre proje alanında yer alan 2 milyon 513 bin 341 adet ağacın 657 bin 950’si kesilecek, 1 milyon 855 bin 391 ağaç taşınacak. Projenin yapılacağı alanın yüzde 72’si orman, yüzde 8’i göl, yüzde 6’sı mera, fundalık, tarım arazisi, yüzde 14’ü maden sahası.

Hafriyat çalışmaları ile orman alanları, 70 adet canlı yaşamı barındıran göl ve göletler, akar ve kuru dereler, tarım alanları, mera alanları ortadan kaldırılacak. İstanbul’un içme suyu ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan Terkos Gölü ve Alibeyköy, Pirinçi barajlarında su toplama miktarlarında azalma ve yüzeysel akışlarla kirlilik artacak.

Bölge, birçok kuş türünün yaşamsal faaliyetlerini sürdürdüğü bir alan, kuş göç yollarından birinin geçtiği rota üzerinde bulunuyor.

Bölgeye havalimanı yapılması ve sulak alan ve ormanlara zarar verilmesi, bu kuş türlerinin yaşamını tehdit edecek. Projenin gerçekleşmesi durumunda alanda floristik açıdan büyük bir habitat ve biyomas kaybı yaşanacak.

Rapordaki bu tespitlere karşın proje için “olumlu” görüş bildirildi. Projenin ihalesi de halkın görüş ve önerilerinin alınması gereken 10 işgünlük yasal askı süresi dolmadan 3 Mayıs 2013 tarihinde yapıldı.

Dünya Bankası’nın “Kamu-Özel İşbirliği Modeli” kapsamında yapılacak olan projeyi inşa etme ve 25 yıl boyunca işletme hakkı, 22 milyar 152 milyon Avroluk teklifle Limak-Kolin-Cengiz-Mapa-Kalyon Ortak Girişim Grubu’na verildi. Bakanlar Kurulu, 2 Ocak 2014 tarihli kararıyla 3. havaalanı projesi kapsamındaki İmrahor, Tayakadın ve Yeniköy Ağaçlı, Akpınar ve İhsaniye köylerinde “acele kamulaştırma” kararı aldı.

Üçüncü havalimanına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca hazırlanan planları Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi ve İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından 12 Eylül 2014 tarihinde yargıya taşındı. Davanın üzerinden bir ay geçmeden bakanlık ufak değişiklikler ile yeni planlar hazırladı ve 2 Ekim’de İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nde askıya çıktı.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *