Füze ihalesi Çin’e gidiyor, NATO ile kriz kapıyı çalıyor

Türkiye’nin hava sahasını koruyacak füze ihalesi, “Teknoloji transferi sözü” veren Çinli firmaya kaldı. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, NATO ülkelerinin yeni teklif vermediğini bu nedenle ihale sürecinin sona erdiğini açıkladı.

Cumhuriyet’in haberine göre, CHP’li Aytun Çıray’ın 24 Aralık’ta Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesine Yılmaz’dan geç de olsa yanıt geldi. Çıray, Türkiye’nin Çinli CPMEIC firmasıyla ortak uzun menzilli füze üretmesini de kapsayan ihalenin durumunu sordu.

Çin’den alınacak füzelerin NATO sistemleriyle entegrasyonunun sıkıntı yaratacağının belirtildiği önergede, ihalenin beşinci defa uzatılmasının nedenleri de soruldu. İsmet Yılmaz tarafından verilen yanıtta “Söz konusu sistem, Türkiye’nin savunması için milli sistemlere entegre edilecek ve NATO’ya entegre edilmeden kullanılacaktır” dendi.

Yılmaz, önergeye verdiği yanıtta proje kapsamında teklif değerlendirme çalışmalarının tamamlandığını ve yeni bir resmi teklif alınmadığını belirtti.

Türkiye’nin ilk uzun menzilli füze ihalesi 2013 Eylül’ünde gerçekleştirilmiş, ihaleyi Çinli CPMEIC kazanmıştı. Ancak NATO’dan sistemin NATO silah sistemleriyle entegre edilemeyeceği üzerinden gelen baskı sonucunda ihale için süre uzatılmıştı. İhale süreci Eylül 2013’ten bu yana tam beş kez uzatılmış, Çin dışında Fransa ve ABD’ye yönelik iddialar gündeme gelmişti.


Yeni Şafak’ın haberi daha ayrıntılı:

Milli Savunma Bakanı Yılmaz’ın, “Yeni bir resmi teklif olmadı” açıklaması, rotayı Çin’e çevirdi. Türkiye’nin, silah sanayinin millileştirilmesine dönük çalışmada yerli oranı en yüksek ve maliyeti en uygun teklifi 3.4 milyar dolarla Çinli CPMIEC vermişti.

Türkiye’nin, silah sanayinin millileştirilmesine dönük çalışmalar kapsamında uzun bir zamandır hazırlıkları süren kritik adımda sona gelindi. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın bir soru önergesine verdiği cevap, Türkiye’nin hava savunma füze sistemi teknolojilerinde uzun süre batıya bağımlı ülke oluşuna son verecek olan füze savunma sisteminde rota iyice Çin’e dönderdi. CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın yazılı soru önergesini yanıtlayan Bakan Yılmaz, Hava Savunma Füze Sistemine ilişkin proje ile ilgili olarak, aday ülkelerle teknoloji transferi tabanlı görüşmelere devam edilmesi Savunma Sanayi İcra Komitesi tarafından talimat verilmesi nedeniyle görüşme takviminin uzadığını belirtti.

Söz konusu sistemin, Türkiye’nin savunması için milli sistemlere entegre edileceğini ve NATO’ya entegre edilmeden kullanılacağını kaydeden Yılmaz, cevap yazısında, “UMBHFSS Projesi kapsamında sistemin TSK üst komuta kontrol kademeleri ile bağlantısına ve entegrasyonuna yönelik iş paketi milli olarak yetkilendirilmiş firma tarafından yurt içinde yapılacaktır. Proje dış finansman kredisi ile finanse edilecektir. Proje kapsamında teklif değerlendirme süreci tamamlanmış olup, yeni bir resmi teklif alınmamıştır” ifadelerine yer verdi.

Batının her türlü engelleme girişimine rağmen uzun menzilli hava savunma füzesi ihalesinde 3.4 milyar dolarla en uygun teklifi Çinli CPMIEC vermişti. Bakan Yılmaz’ın açıklamasında yer alan ‘Yeni teklif gelmedi’ ifadelerini de değerlendiren uzmanlar, Türkiye’nin bu sistemle ilgili temel talebinin teknoloji paylaşımı olduğunu kaydettiler.

Sadece Çin firmasının Türkiye’nin hassas olduğu bu teklifini kabul ettiğine atıfta bulunan yetkililer, “ABD kabul etmemişti. Görüşmeler sürerken Fransa’nın teknoloji paylaşımından yana olduğu izlenimi belirmişti, ancak Bakan Yılmaz’ın açıklaması Fransa’nın da teknoloji paylaşımı konusuna sıcak bakmadığı şeklinde değerlendirildi” yorumunu yaptılar.

ABD’li Raytheon ve Lockheed Martin PAC-3, Avrupa (Fransa-İtalya) Eurosam SAMP/T, Rusya S-400, Çin ise FD-2000 füzeleri ile yarışa girmişti. Fiyat-performans ve yerli sanayiye teknoloji transferinde en cazip teklifi Çinli CPMIEC firması vermişti. Çinli CPMIEC firmasının 3.4 miyar dolarlık teklifinin uzun süredir gündemde olduğu biliniyordu. Ortak üretimin tamamlanmasından sonra kat edilecek her aşama milli kıtalararası füze üretiminde kilometre taşı olacak.

Türkiye’nin alacağı FD-2000 füzeleri, Çin Ordusu’nun uzun menzilli hava savunma füzesi HQ-9’un ihraç modeli. Füzelerin etkili menzilleri 125 kilometreye kadar çıkıyor. Sistemin en önemli parçası, “arama, tespit ve takip radarı. Radar aynı anda 100 hedefi takip ediyor. Çin menşeili CPMIEC’in ürettiği füze sistemi 2’li ve 6’lı bataryalar halinde konuşlandırılabiliyor.

Hükümet yanlısı Yeni Şafak’ın Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül de bugünlü yazısında NATO üyeliği ve AB gibi konuları baştan aşağı gözden geçirme zamanının  geldiğini yazmış:

‘..Tam da bu tarih aralığında Türkiye gibi, iddiası olan, tarihi referansları ve olağanüstü siyasi birikimi olan bir ülkenin kendini yeniden kurması, yerli bir duruş sergileyebilmesi, kendini farkedebilmesi, küresel eğilimleri okumayı başararak geleceğin Türkiye’sini inşa etmesi ancak ve ancak bir bağımlılık ilişkilerini dengelemekten geçiyor.

Yüz yıllık vesayete reddiyeler okuduğumuz bir dönemde, siyasi vesayetin, cephe ülkesi olmanın, garnizon ülke olmanın, köprü olmanın ötesine geçebilmemiz için bu bağımlılık ilişkilerini ince ince sorgulayıp, alternatifleri keşfedip, dengeli bir pozisyon üretmemiz zorunlu hale geldi. Bu haliyle NATO da, Avrupa Birliği de, diğer ekonomik ve siyasi platformlar da yeniden masaya yatırılmalı.

Kırk yıldır terörle mücadele eden bir ülke, NATO’nun güneydoğu sınırları tehdit altında olmasına rağmen İttifak’tan destek alamamışsa, buna karşı terör saldırılarına uğrayan ABD bütün NATO’yu arkasına alabiliyorsa burada bir sorun var demektir. Birleşmiş Milletler’in kuruluş yapısını, beş daimi üyeye dayanan adaletsiz yapısını sorgulayan bir ülke olduğumuz unutulmasın. Sistemi zorlayan bir ülkeye rol tayin etmenin artık mümkün olmadığını bütün dünya kabul etmeli.’

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *