Davutoğlu AKP’de kontrolü nasıl kaybetti?

AKP MKYK’de ‘teşkilatları görevden alma ve atama’ yetkisinin tırpanlanmasıyla hareket alanı daralan Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun siyasi geleceğinin bundan sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la uyum içinde çalışıp çalışmayacağına bağlı olacağı belirtiliyor.

Erdoğan ekibinin deyimiyle “başına buyruk” hareket etmesi durumunda Davutoğlu’nun genel başkanlıktan da olabileceği dile getirilirken, olağanüstü kongrenin her zaman bir sopa olarak yedekte tutulacağı kaydediliyor.

Erdoğan’ın partide genel başkan değişikliğine karar vermesi durumunda ise tek adayın Binali Yıldırım olmayacağı, Erdoğan’a yakın birçok ismin genel başkanlık için ön plana çıkacağına dikkat çekiliyor. Erdoğan ekibinin, 18 Mayıs’ta yapılacak MKYK toplantısı için de hazırlık yaptığı konuşuluyor.

MKYK’de önceki gün yaşanan depremin parti içindeki yansımaları sürüyor.

Cumhuriyet’ten Ayşe Yıldırım’ın haberine göre, parti kulislerinde bu noktaya gelinmesinin nedenleri ve bundan sonra yaşanabilecek olası gelişmelerle ilgili şu değerlendirmeler yapılıyor:


  • Delege hâkimiyeti Saray’a geçti:

Başbakan Davutoğlu, teşkilatlara hâkim olabilmek için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen teşkilatlardan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş ile bazı teşkilatları görevden aldı ve yerine yeni atamalar yaptı. Ancak bazı atamalarda Saray ile Genel Merkez arasında sıkıntı çıktı. Davutoğlu’nun Ataş’a danışmadan ve yeterli istişare yapmadan Adıyaman teşkilatına atama yapması yaşanan krizin patlamasına neden oldu. MKYK’de yetkinin geri alınmasıyla Davutoğlu’nun 2018 yılında yapılacak kongreye kendinin şekillendireceği delege yapısıyla gitme planları bozuldu. Davutoğlu, teşkilatları kendine yakın isimlerden oluşturamayacağı için delegelerin belirleneceği kongre süreçlerinde etkisi olmayacak.

  • Davutoğlu’na ‘kabine’ misillemesi:

MKYK’de Davutoğlu’nun yetkisinin alınması için imza veren bazı üyelerin, son hamleyle Davutoğlu’na kabine misillemesi yaptığı da belirtiliyor. 64. Hükümetin kurulması sırasında Davutoğlu’nun kabineye girmesini istemediği bazı isimlerle ilgili olarak MIT’ten rapor istediği, bunun parti içinde duyulması üzerine sert tartışmaların yaşandığı belirtiliyor. Davutoğlu’nun son dönemde Bülent Arınç başta olmak üzere muhaliflerle yakınlaşmasının da Erdoğan kanadında büyük rahatsızlık yarattığı kaydediliyor.

  • Davutoğlu ‘uyumlu’ olmazsa olağanüstü kongre:

İkinci kez 50 kişilik MKYK’daki 47 üyenin yazılı önergesiyle ciddi şekilde uyarılan Davutoğlu için bundan sonra her şey farklı olacak. Davutoğlu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile uyumlu bir tavır izlememesi, Erdoğan’ın karşı çıktığı konularda ‘geri adım atıyor’ gibi yapıp aynı tavrı sürdürmesi durumunda partide pek çok gelişme yaşanabilir. İlk yaşanacak gelişme, olağanüstü kongrenin toplanıp genel başkanın değişiminin gündeme gelmesi olur. Bazı AKP’liler ise, gelinen noktayı “Bu hamle, Erdoğan’ın Davutoğlu ile gitmeyeceğinin işareti. Davutoğlu ne yaparsa yapsın bu süreci engelleyemeyebilir” değerlendirmesini yapıyor. Kongre için sonbahar seçenek olarak dile getirilirken, Davutoğlu’nun da yerini korumaya çalışacağına işaret ediliyor.

  • Olağanüstü kongre kararı Erdoğan’ın elinde:

AKP Tüzüğü’ne göre olağanüstü kongreye gidilebilmesi için genel başkan ile MKYK’nin karar alması ya da delegenin beşte birinin imzası vermesi gerekiyor. Son olay, 50 kişilik MKYK’deki 47 üyenin Erdoğan tarafında yer aldığını ortaya koyuyor. Erdoğan, Davutoğlu istemese bile istediği zaman MKYK ya da delegenin isteğiyle olağanüstü kongre kararı alabilecek gücü elinde bulunduruyor.

  • Binali Yıldırım tek aday değil:

Olağanüstü kongreye gidilmesine karar verilmesi durumunda Davutoğlu’nun tek alternatifinin Binali Yıldırım’ın olmayacağı belirtiliyor. Başkanlık isteyen, bunun için Erdoğan nezdinde kulis yapan birçok ismin olduğu dile getirilirken, “Binali Yıldırım’ın da sırtında az küfesi yok. Oğlunun kumar görüntüleri ortada” değerlendirmesini yapanlar bulunuyor.


Bu arada, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 2002’den beri parti genel başkanının kullandığı ‘il ve ilçe başkanı atama yetkisi’ni devretmek zorunda kalmasıyla sonuçlanan MKYK operasyonu adım adım ilerlerken iplerin Adıyaman İl Başkanı atamasıyla koptuğu öne sürülmekte.

T24’ün Hürriyet’ten Nuray Babacan‘ın haberine dayandırarak aktardığına göre, son aylarda 15 civarında il ve ilçede yönetim değiştirildi. Bazı illerin milletvekilleri ve il koordinatörleri, değişikliklerin kendilerine haber verilmeden yapılmasından şikâyetçi oldu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın daha önceki görüşmelerinde, Başbakan Davutoğlu’nu bu konuda özenli olması için uyardığı, ancak şikâyetlerin gelmeye devam ettiği öne sürüldü. Bardağı taşıran son damla, Adıyaman ataması oldu. Bir süre önce Adıyaman İl Başkanlığı’na Abdurrahman Dimez getirildi. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan’ın o göreve getirilmesini istediği ve bu görevi kendisinin üstleneceğinin de Mehmet Erdoğan’a söylendiği belirtildi. Bu atamanın, sorunların su yüzüne çıkmasına neden olduğu öne sürüldü.

Cumhurbaşkanı’na yakın MKYK üyeleri, bir haftadır kulislerde konuşulan bu konuda harekete geçmek için iki gün önce düğmeye bastı. İki gün önce, genel başkandaki atama yetkisinin yeniden MKYK’ya devredilmesi talebi için imza toplanmaya başlandı. MKYK’dan bir gün önce imza sayısının 47’ye ulaştığı belirtildi. 50 kişiden oluşan MKYK’da üç kişiden imza istenmedi. Bu kişilerin Davutoğlu’na yakın isimler olduğu öğrenildi.

Davutoğlu’nun, imza toplandığını 28 Nisan akşamı öğrendiği belirtildi. MKYK’nın 5.5 saat geç başlaması, Başbakan Davutoğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşerek bir orta yol bulma çabasından kaynaklandı. Davutoğlu’nun Erdoğan’la yoğun programı nedeniyle gecikmeli görüştüğü ve Erdoğan’ın kendisine “Bu yetki zaten MKYK’da olmalı. Yetkiyi isterse alır, isterse yeniden size verir. Bundan alınmanıza gerek yok” dediği iddia edildi.

Davutoğlu’nun Erdoğan ile yüz yüze görüşene kadar bu kararı askıya aldırmaya çalıştığı, bu mümkün olmayınca da MKYK toplantısını iptal etmeyi önerdiği belirtiliyor. Bunlardan sonuç alınamayınca, Davutoğlu kurmaylarının da önerdiği şekilde, yetki devrini desteklemeye ikna oldu.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *