Hapse tıkma siyaseti: 'Dışarda kimse kalmasın!'

Aradan geçen 60 yıla rağmen, ABD’deki genç kuşaklar da eskiler kadar net hatırlar Joseph McCarthy dönemini. Çünkü yönetimle hemfikir olmayan herkesin ‘hain’ ilan edilip bir sürek avına maruz bırakılmasının, cadı kazanları kaynatılmasının simgesiydi bu muhafazakar, paranoyak senatör.

mccart

McCarthy’cilik tabiri, akıl dışı her türlü yöntem kullanılarak, sırf fikir sahibi ve ifade özgürlüğünü kullanmaktan yana herkesin şeytanlaştırılıp işinden gücünden edilerek tasfiye edilmesi, bir korku toplumu mühendisliği çabası olarak siyaset tarihine geçmiştir.

Ama demokrasinin yargı ve medya ayağının sağlam olduğu ABD’de McCarthy’nin mumu çabucak sönüverdi. Cesur gazeteciler risk alarak ipliğini pazara çıkardılar.

Ondan geriye kaldı kapkara bir leke payidar.

Kimi konularda aynı fikirde olmasak da, demokrasi tutkusundan en ufak bir şüphe duymadığım, her zaman saygı ve dikkatle izlediğim, arada sırada sohbet etme fırsatı da bulduğum değerli akademisyen ve yazar Sedat Laçiner’in dün gözaltına alındığı haberi gelince aklıma McCarthy geldi.

Sonra da, bir başka dostumun, Prof. Büşra Ersanlı’nın, yine böyle gözaltına alınıp epeyce bir süre cezaevinde kalması esnasındaki çaresizliğimizi, KCK gibi davalarda başı- na benzer şeyler gelen aydınların halini bakanlar düzeyine kadar şikayet edişimizi, aldığımız saçma sapan cevapları da hatırladım.

busra

Sadece sözün değil, aklın da tamamen bittiği bir yerdeyiz.

‘Cadı avı’ bu ülkede yeni değil. Ta, 1930’lardan beri her kim ki yönetimle, iktidar yapılarıyla hemfikir olmadı, ifade ve itiraz hakkını savundu, hep cadı avına maruz kaldı.

Solcular, komünistler, muhafazakarlar, dindar Kürt aşiretler, gayrimüslimler, her çizgiden sanatçılar, yazarlar, akademisyenler…

Sürekli bir haldir bu.

Ama bu kez, toplumun dört yanını saran, ocu şucu bucu diye ayırt etmeden, düşman ve hain olarak gördüğü herkese hak-hukuk tanımadan dalan, bu ülkenin çok farklı kesimlerinden vasıflı insan kaynağını hedef alıp canından bezdirmeyi, nefes alamaz hale getirmeyi ve nihayetinde susturmayı hedefleyen, öncekilerden çok daha kapsamlı bir dehşet dalgası söz konusu.

Neden gözaltına alınmış Laçiner?

Haberdar sitesinin konuştuğu yakınları şu bilgiyi veriyor:

‘Rektörlüğü döneminde üniversite vakfının ÇAGİYAD derneği mensubu öğrencilerine burs vermiş olmasından ötürü terör örgütü üyesi olmakla suçlanıyor ve terör şube tarafından gözaltına alınıyor. Bu olay başlı başına bir skandaldır ve hukuk garabetidir. Resmen psikolojik işkence uygulanıyor. İfadesi alınmamakla birlikte iki günlük gözaltı süresi dört güne uzatılmak isteniyor. Amaç belli çok önemli bir akademisyen ve yazar olan Laçiner’i bu şekilde susturmak istiyorlar.’

Aklın bittiği dönemlerde, en karanlık ruh hakim güç haline gelir.

Stalin’in, çevresindeki küçük bir dalkavuk klik dışında herkesi düşman gördüğü dönemde kurulan infaz mahkemeleri milyonlarca suçsuz günahsız insanın hayatını karartmıştı.

1930’lar Almanya’sında kitap yakmalarla, tehditler ve açık cinayetler yüzünden binlerce değerli insan kaynağı başka ülkelere – bu arada Türkiye’ye – kapağı atmıştı.

Yaşananların adını doğru koyun:

Bu bir cinnettir.

Tavrını, duruşunu, fikrini, kimliğini beğenmediğiniz herkesi dışardan içeri alarak bu tahripkar talim-terbiye mühendisliğiyle ne elde etmeye çalışıyorsunuz?

Tarihten hiç mi ders almadınız?

Laçiner, hapisteki 32 gazeteci için haberdar.com’a yazdığı ‘nöbet’ yazısında dikkat çekiyordu:

‘’Geri demokrasilerde gazeteciyi üç suçlama ile susturabilirsiniz: 

1) Onu düzene karşı çıkmak ve hükümeti devirmekle suçlarsınız, 

2) Gazeteciyi başka bir devlet namına casusluk, hainlik, ajanlık vs. yapmakla suçlarsınız, 

3) Gazeteciyi terörist olmakla veya teröristlere yardım etmekle suçlarsınız.’’

Tevazu göstermiş.

Bunun yanına akademisyen, iş insanı, öğrenci aklınıza ne gelirse ekleyebilirsiniz.

Toplumun bir kesimi ‘bizden değilse oh olsun’ dedikçe, veya sustukça, biz bu ‘Dışarıda Kimse Kalmasın’ filmini daha çook seyredeceğiz.

sedat-laciner

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *