Bharara belgesinde iddialar: İşte Zarrab-Çağlayan rüşvet trafiği

ABD’deki Rıza Zarrab davasında Savcı Bharara’nın ofisince mahkemeye gönderilen 55 sayfalık bir yazı bugün basına sızdırıldı.

Diken sitesinin aktardığı yazıda, adamlarıyla arasındaki yazışmalardan örnekler verilerek Zarrab’ın bir organize suç çetesi kurup liderliğini üstlendiği, altın kaçakçılığı, dolandırıcılık, rüşvetçilik ve fuhuş suçlarını işlediği belirtildi.

1104967

Rüşvetçilik alt başlığı altında ise Zarrab’ın eski ekonomi bakanı Çağlayan, eski içişleri bakanı Güler, eski AB bakanı Bağış ve eski Halk Bankası genel müdürü Aslan’la rüşvet ilişkisi içinde bulunduğu kaydedildi:

“Sarraf’ın liderliğindeki organizasyon, Çağlayan, Güler, Bağış ve eski Halk Bankası genel müdürü Aslan’la adil olmayan bir mali avantaj ilişkisine girdi. Bu yolla Sarraf’ınkinin yanısıra Çağlayan ve Güler liderliğinde iki organizasyon daha oluşturuldu. Bunlar tek çatında birleşerek rüşvet suçunu işledi. Çağlayan’ın organizasyonunda oğlu Salih Kaan Çağlayan ve kardeşi Mehmet Şenol da yer alrı. Güler’in organizasyonunda ise oğlu Barış Güler de vardı.”

Yazıda, Zarrab’ın üç eski bakan ve Aslan’a ‘rüşvet’ verdiği açıkça dile getirilerek para transferlerinin kayıtları da yer aldı.

Bharara’nın,  Zarrab’ın kefalet talebini reddederken ‘Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dahil üst düzey Türk yetkililerle ilişkilerinin bulunduğu, zenginliğini kullanarak birçok yolsuz politikacıya erişim sağladığı’ belirtildiği, Sarraf’ın ‘rüşvetçilik ve yalancılık’la suçlanıp ‘güvenilmez’ diye nitelediği de ortaya çıkmıştı.

Rıza Zarrab’ın ABD’de ‘kara para aklama’ ve ‘dolandırıcılık’tan yargılandığı davada savcılık tarafından mahkemeye gönderilen yazıda, Zarrab ile üç eski bakan Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Halk Bankası’ın eski genel müdür Süleyman Aslan arasındaki para trafiğine ayrıntılarıyla yer verildi.

Buna göre Zarrab’dan Çağlayan’a akıtılan para bugünkü kurla yaklaşık 130 milyon TL.


Yazıya göre Zarrab ile Çağlayan’ın çevirdiği ‘dolaplar’ ve ikili arasındaki para trafiğinin ayrıntıları şöyle:

  • İran’ın Türkiye’deki rezervlerinin ülkeden altın ihracatı olarak çıkışının sağlanması

  • Bu amaçla banka komisyonlarının aşağı çekilmesi ve Zarrab’ın rakiplerinin safdışı edilmesi

  • Aynı amaçla sahte evraklarla uydurma gıda/ilaç ticaretine göz yumulması

  • Adli/idari yaptırımların önlenip Gana’dan sahte evraklarla getirilen 1,5 ton altının ülkeye kaçak yollardan sokulup Dubai’ye gönderilmesi

  • Zarrab’ın usulsüzlüklerinin basında yer almasının önlenmesi

  • Çağlayan’ın personelinin Zarrab’ın personeli gibi çalıştırılması

Zarrab’dan Çağlayan’a gittiği iddia edilen rüşvetlerin listesi de şöyle:

  • Zarrab’ın şirketlerinin Halk Bankası’ndaki hesabına transfer edilen İran’a ait paraların yüzde 0.4 ile 0.5’i

  • Lüks saatler ve mücevher

Toplamda: 32 milyon 53 bin 600 avro (464 bin 100 avroluk saat dahil), 6 milyon 766 bin 750 dolar (729 bin 850 dolarlık saat dahil), 3 milyon 465 bin TL, 300 bin İsviçre Frankı.

Sarraf ile Güler’in çevirdiği dolaplar ve ikili arasındaki para trafiği’ de ekte şöyle anlatıldı:

  • Sarraf’ın isteği üzerine İranlı adamlarına istisnai yöntemlerle vatandaşlık verilmesi

  • Sarraf’ın ‘işlerine çomak sokan’ polis amiri Orhan İnce’nin İstanbul’dan sürülmesi

  • Sarkusyan adlı şirketin yönetiminin Sarraf tarafından ele geçirilmesi

  • Sarraf’ın araçlarına trafikte ayrıcalık tanınması

  • Sarraf’a polis koruması sağlanması

  • Sarraf’ın usulsüzlüklerinin basında yer almasının önlenmesi

  • Sarraf’a Çin’deki işlerinde kolaylık sağlanması için içişleri bakanlığı tarafından resmi mektup yazılması

  • Sarraf’a yönelik adli işlemlerin gözetlenip önlenmesi,

Ekte, 2013’ün nisan ve ekim ayları arasında ‘Sarraf’ın Güler’e akıttığı rüşvetin dökümü’ de yer aldı. Miktar toplamda 5 milyon 800 bin dolar olarak kaydedildi (Bugünkü kurla yaklaşık 17 milyon TL).

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *