Bayık: ‘Erdoğan Türkiye’yi savaşa sürüklüyor’

Cumhuriyet’ten Ayşe Yıldrım, KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık’la uzun br mülakat yapmış. Bir kısmını paylaşıyorum:


– Seçimler için son düzlükteyiz artık. Nasıl görüyorsunuz?

Çok izleyemiyorum. Zamanım olmuyor ama oldukça çatışmalı bir seçim yaşıyoruz. Bu da normaldir bana göre çünkü Türkiye’de artık sistem, siyaset tıkandı. AKP artık aşılmaya başlıyor. Bu hem siyasette yeni bir boşluk yaratıyor hem de hızla bunun doldurulması gerekiyor. Ama demokrasi güçleri tarafından doldurulması gerekiyor. Demokrasi güçleri bu sefer de doldurmazsa kendileri açısından hiç de iyi bir sonuç ortaya çıkmaz. İç ve dış koşullar demokrasi güçlerinin bu boşluğu doldurmasını gerektiriyor. Bundan iyi koşulları da sanıyorum ele geçiremezler.

– Görünen o ki demokrasi güçleri iddialı bu kez..

Bu olumludur. Bu iddialarını güçlendirmeleri ve mutlaka parlamentoya girmeleri gerekiyor. Bu seçim herhangi bir seçime benzemiyor. Aslında rejim seçime giriyor. Bu yanıyla da daha çok HDP ve AKP arasında geçiyor seçim. İki parti arasında çelişki çok yoğun. AKP esas olarak HDP’yi hedefliyor, HDP’nin önünü kesmeye çalışıyor, barajın altında tutmaya çalışıyor.

Dikkat edilirse daha önceki seçimlerde AKP ortamın gerginleşmemesini istiyordu. O ortam AKP’nin başarısına hizmet ediyordu, ama bu seçimde öyle bir ortamın kendisine hizmet etmeyeceğini çok iyi anladı. Onun için gerginlik ve çatışma siyasetini izledi. Hatta yer yer şiddeti, çatışmayı, ölümleri arttırmayı istedi. Ölümler üzerinden şovenizmi alabildiğine güçlendirmeyi böylece demokrasi güçlerinin önünü kesmeyi ve böylece seçimleri kazanmayı esas aldı. Onun için ha bire ortamı provoke ediyor, gerginleştiriyor, çatışmalı duruma getiriyor. Ama demokrasi güçleri bu tuzağa düşmüyor. Seçimlerin başarısı için AKP’nin tuzağına düşmemesi gerekir. Şimdiye kadar izledikleri yöntem bana göre başarılıdır.

– Ağrı provokasyonu, HDP binalarına saldırılar oldu. Bundan sonra provokasyon olur mu?

Aylar öncesinden bazı duyumlar hatta bazı bilgiler almıştık. AKP’nin gerginlik politikası yürüteceğini hatta kontrollü bir şiddeti geliştirebileceğini yer yer bazı öldürme ve bombalamalarla seçimi kazanmak istediğine dair bilgiler edinmiştik. İmalı bir biçimde basına da yansıttık. Herkesin bunu bilerek hareket etmesi gerektiğini söyledik. Hatta bazı suikastlerin geliştirilebileceğine dair bilgiler de ulaşmıştı. Gelişmeler bu bilgilerin doğruluğunu ortaya koydu. AKP gerçekten her şeyi kendi iktidarına kurban etmek istiyor.

Sadece bombalamalar da değil bir çok yerlerde eski JİTEM grupları, kontrgerilla grupları dolaşıyor. Yer yer bazı subaylar, kaymakamlar, valiler toplantılar yapıyor. Açık açık “HDP’ye oy verirseniz sizi yaşatmayız buralarda” diyorlar. Büyük bir baskı, sindirme geliştiriyorlar. Yine bazı yerlerde operasyonlar yapıyorlar. Mesela helikopterler ateş açıyor. Toplarla tanklarla, sürekli savaş uçaklarının keşif uçuşları var. Alabildiğine tahrikler uyguluyorlar. Hem bizi hem demokrasi güçlerini istedikleri noktaya çekmek istiyorlar. Ortamı provoke ediyor ve bunu bizimle demokrasi güçlerinin üstüne atmaya çalışıyor. Böylece yine kendilerini mağdur gösterip mağdurluk edebiyatı yaparak gerçek niyetlerini gizlemek istiyorlar. Elbette ki bu tuzaklara düşmeyeceğiz.

– Bu girişimler Türkiye topraklarıyla mı sınırlı?

Hayır değil. Bazı bilgilerimiz daha var. Türkiye, Güney Kürdistan’a bazı silahlar ve askerler gönderiyor. Musul ve Telafar’e yönelik Güney’de bazı güçlerle birlikte bazı operasyonlar yapacakları söyleniyor. Suriye’de El Nusra cephesini destekledikleri bir savaş merkezi kurdukları söyleniyor (İdlib yakınlarında Suudi Arabistan ve Türkiye’nin oluşturduğu iddia edilen komuta merkezi. A.Y). Buradan bu savaşın yönetildiği söyleniliyor. El Nusra cephesinde bazı Türklerin olduğu, hatta son yapılan bir hava saldırısında öldürülen El Nusra’nın ileri gelen 15 üyesinin de Türk olduğuna dair gelen bilgiler var.

AKP ve Erdoğan sadece Türkiye’ye değil, bölgeye yönelik de bir savaş politikası izliyor. Onun için Türkiye’yi savaşa sürüklüyor. Bununla ayakta kalmak istiyor. Çünkü artık demokratik yollarla gücünü koruyamayacağını görüyor. Ancak gerginlik ve sınırlı savaş politikalarıyla kapsamlı bir savaşı geliştirerek bunu sağlamaya çalışıyor. Erdoğan sırf kendi amaçları için Türkiye halklarını felakete götürüyor. Bunu önlemenin yolu demokraasi güçlerinin onların tuzağına düşmeden seçimlerde başarı elde ederek parlamentoya girmesidir. Bu başarılırsa Erdoğan’ın savaş politikaları zayıflatılabilir. Tümden ortadan kaldırmaz ama zayıflatabilir. O zaman bölge halklarına karşı savaşı yürütmekte zorlanabilir.

Bayık mülakatının tamamını okumak için tıklayın.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *