Arzu Yıldız’dan manifesto: ‘Yılmak yok, haberciliğe devam!’

Adana’da silah taşıyan MİT TIR’larıyla ilgili soruşturmayı yürüten savcıların Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yaptıkları savunmayı yayınlayan gazeteci Arzu Yıldız, 1 yıl 8 ay hapse ve annelik hakkından men cezalarına mahkum edilmişti.

arzu

Mevzu gayet basit:

Gazeteciliğin mahkum edilmesi yetmiyormuş gibi, bir insanın en temel hakkı olan ebeveynlik de adeta zulme zulüm eklercesine bir kişiden alınıyor.

Arzu Yıldız bu iki konuda bir açıklama yapmış, paylaşıyorum:


TCK 53 madde 1 yılı aşan cezalarda uygulanabiliyor. Bana verilen cezada 1 yıl 8 ay olduğu için hakim bunu eklemiş.

Kararı temyiz edeceğim.

Burada aslında “istismarcılarla evlenme yasası” yapabilenlerin basın ve siyasi davalarda alınan ceza’nın yanı sıra velayet ve vesayet hakkını alma imkanı tanıyan sorunlu yasayı değiştirmeleri gerektiği ortaya çıkıyor. velayet ve vesayetin bu tarz suçlamalarla alınması normal ve adil değil.

Diğer yandan, TCK 53’ün uygulanmasının yanı sıra ben savcıların savunmasını yayınlamaktan ceza aldım.

Tartışılması gereken bu! Gazetecilik…

Dünyanın hiçbir ülkesinde biri başsavcı, diğeri başsavcı vekili, ikisi CMK 250 ve TMK 10’da görev yapan savcılar ve bir alay komutanı derdest edilmemiştir. Olay o anlamda bir ilk. Bir mahkeme kurulmuş, polis almış sorguya çekiliyor.

Bu başlı başında bir haber, onların anlatacakları da öyle.

Bu insanlar 1,5 yıl “hain”, “paralel”, “darbeci” diye suçlanmış. Görevdeki kamu çalışanları oldukları için de iddialara cevap verememişler. 7 Mayıs’ta sorguya çekildiklerinde ilk kez olayın gerçek yüzünü anlatma, ve isnatlara cevap verme imkanı bulmuşlar.

Anlatacakları konu ne?

Silah taşıyan TIR’lar. Bu da sadece Türkiye değil dünya gündemine oturmuş. Bu anlamda da yine söyleyecekleri çok önemli. Eğer ben bunu alır yayınlamazsam zaten işimi yapmamış olurum. Verilen ceza da bu yönüyle tartışılmalı.

Cezayı veren davayı açanlar kim savcı ve hakimler…

Bana niye dava açıyorlar “sen bizim meslektaşlarımızın sesini niye duyuruyorsun bak biz ağzımızı açıyor muyuz, bırak linç edilsinler” kafasında olduklarından.

Benim haricimde videoları “hain”, “paralelci darbeci savcılar askerler” “şerefsiz savcının savunması” gibi etiketlerle paylaşanlara soruşturma dahi açmamışlar. YouTube kanalımdaki videoları engellemişler. Utanacaklar mı diye soracağım ama…

Ceza olayından sonra benim lise ve ortaokuldan ailem gibi olan arkadaşlarım Selma, Fatoş ve Aynur aileleri, üniversite arkadaşlarım, hocalarım, meslektaşlarım, kadın vekiller, birçok siyasetçi, LGBT’li sevgili dostlarım, gazeteci meslektaşlarım, haberlerini yaptığım onca kıymetli insan, birlikte mesai yaptığım avukat ve yargı mensupları hepsi destek oldu. Hepsine çok teşekkür ediyorum. İyi ki varlar.

Ceza olayına gelince beni tanıyanlar bilir, ben bunlardan ne yılar, ne etkilenir ne de bu oldu diye haber yapmaktan vazgeçerim!

İnanın zerre umrumda değil…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *