Altaylı ve Habertürk gerçekleri: İkna edemedi!

CNNTürk’e konuşan Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, gazetede yayınlanan bir sağlık haberi sonrası çalışanları korumak için ‘direndiğini’ iddia etse de, haberi yapan baldızı dışındaki üç çalışanın işten atıldığını kabul etti.

Roboski katliamının yıldönümünde haber yapmadıkları iddiasını reddetti ancak o gün Habertürk’te Balçiçek İlter’in köşesi dışında katliama yer verilmedi. Altaylı’nın anket manipülasyonuna ilişkin, “Anketi değiştirmeden koyduk” savunmasını da MHP ikna edici bulmadı. 

İşte, Radikal’in derlemesine göre tapeler, savunmalar ve durum tespiti…

İDDİA 1: Sağlık haberi skandalı 

M. Fatih Saraç ve Fatih Altaylı görüşmesi

Saraç: 
Başbakan aradı şimdi, biz bu kadar gayret edelim, sağ olasın teşekkür ederiz, dedi, direkt bana.
Altaylı: Allah Allah, aklıma da gelmedi değil sabah görünce.
Saraç: Mehmet Müezzinoğlu’nu hemen ara da, bir demeç al, birinci sayfadan bir girelim, ne olursun. Yani hemen, bir şekilde formüle edelim. Ama çok ağır konuştu.

***

Saraç: 
Alo adaş, nasıl yapmak lazım haberi? Sağlık hamlesi diye mi haber yapmak lazım, bu haber üzerine mi haber yapmak lazım?
Altaylı: Bu haber üzerine haber yapmak lazım. Bakanlık diyecek ki, bize ulaşmış bilgi yoktu, olsaydı gereken her şeyi yapardık. Oradaki hekimin, hastanenin hatası diyecek…
Saraç: Mehmet beye ulaşabildi mi sizin ekip?
Altaylı: Arıyorum şimdi, ben arıyorum.

***

M. Fatih Saraç ve Yalçın Akdoğan görüşmesi

Saraç: Alo, editör, haberi yapan üç kişi toptan gitti, bilgin olsun.
Yalçın Akdoğan: Kasıtlı mı yapmışlar?
Saraç: Tabii, gece ikide girmişler.
Akdoğan: Oldu, görüşürüz canım.

Altaylı’nın savunması: 
“Bu haber olunca Saraç’ın sözü üzerine ‘Bizde kötü niyet olmaz, arkadaşlar haberi okutmak için böyle bir başlık atmışlar’ dedim. ‘Sağlık Bakanı’nı ararım’ diyorum. Nitekim aradım. Bunu bir komplo olarak algılamayın diyorum. Ben işten atmadım ama daha sonra bu arkadaşlar daha üst otoriteler tarafından işten atılmış.”

Durum: Habertürk’te 24 Eylül 2013’te çıkan, “Bu mu sağlıkta çağ atladığı iddiasında olan Türkiye?” başlıklı haberden bir gün sonra gazetede, manşetin yanında, “Bakanlık Sedef için seferber oldu” başlıklı bir ‘düzeltme haberi’ yapıldı. Üç çalışanın işine son verilirken, yalnızca habere imza atan Altaylı’nın baldızı Ceyda Erenoğlu korundu.

İDDİA 2: Roboski 
M. Fatih Saraç ve Enerji Bakanı Taner Yıldız görüşmesi

Fatih Saraç: Siz şimdi sayın başbakanımızla görüşüyorsunuz. Yani çok geç kalmadan, iyice kara kışa girmeden, orada şimdi… Mesela biz Uludere’yi bu sene görmedik, biliyorsunuz, TV olarak hiç görmedik.
Bakan Taner Yıldız: Doğru.
Saraç: Allah’a şükürler olsun, ne TV ne gazeteden gördük. Kendisi de ona dikkat etmiş. Dedi ki, ‘Ya Fatih bir kişi zor topladılar’ dedi, ‘Medya’ dedi, ‘Bu işin arkasında olmayınca’ dedi, ‘Bin kişi zor topladılar’ dedi.

Altaylı’nın savunması: 
“Uludere 9 sütuna manşet yer aldı. Nasıl bu haber görülmemiş olabilir? Belli ki Fatih Saraç orada Başbakan’a kendini savunmaya çalışıyor.”

Durum: 
Altaylı’nın dokuz sütuna manşet dediği haber, ‘Sınırda vahim hata’ başlığıyla Uludere’nin yıldönümünde değil, katliamın olduğu yıl yayınlandı. Köylülerin suçlandığı haberde, “Kaçakçılık için Kuzey Irak’a geçen köylüler, teröristlerin yolunu kullanınca F-16’ların hedefi oldu” diye yazıldı. Altaylı da köşesinde, ‘İyi de asker ne halt etsin!’ başlıklı bir yazı yazarak, askeri mazur gösterdi. Dahası, Uludere’nin (Roboski) birinci yıldönümünde, Saraç’ın dediği gibi, Habertürk’te habere yer verilmedi. Yalnızca yazar Balçiçek Pamir, Roboski’ye değindi. Gazetenin eski yazarı Amberin Zaman da Roboski hakkındaki ısrarlı yazıları üzerine işine son verildiğini ifade etmişti.

İDDİA 3: Ankette manipülasyon

Fatih Saraç ve Fatih Altaylı görüşmesi:

Altaylı: Diyorum ki ben bu anketin BDP ile olan bölümünü ben biraz, anket şirketiyle konuşsam, iki puan yüksek göstersek ne dersin?
Saraç: MHP’ninkini alıp oraya koy ya.
Altaylı: Kararsızlardan biraz aktarırım, biraz MHP’den aktartırım. Biraz manipülasyan yapayım…

Altaylı’nın savunması: 
“Anketle ilgili bant konuşması benim Saraç’la o gün yapmış olduğumuz 3 ayrı konuşmanın ustalıkla montajlanması. Türkçe’nin akışına uygun mu manipülasyon yapayım sözü? Değiştireyim derim. Şurası doğru. Kararsızların dağıtımıyla ilgili konuşurum diyorum. (‘Bu tuhaf değil mi?’ sorusu üzerine?) Tuhaf olmaz olur mu aşırı tuhaf ama bu benden kaynaklanmıyor. Sen de gazetecisin yaşıyorsundur. Telefonda hı hı der geçersin. Direndim işte, değiştirmedim ki aynen koydum anketi. Ben eğer o ankette değişiklik yapsaydım bırakırdım bu işi. Herkes biliyor kimin neye ne kadar direndiğini.

Durum:
Habertürk’te 15 Mart 2013’te yayınlanan ankette; AKP ’nin oyu yüzde 50.7, CHP ’ninki yüzde 24.2, MHP’ninki yüzde 15.3 ve BDP’ninki de yüzde 5 olarak belirtiliyor. Ankette, Aralık 2002’ye göre AKP’nin aynı oyda kaldığı, CHP ve BDP’nin oy kaybı yaşadığı ve MHP’nin yükseldiği görülüyor.

Haber burada. 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *