AKP, HSYK’nin üç dairesinde de kontrolü ele aldı

Yargının kilidini açmada anahtar konumunda olan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) seçimlerini kazanan hükümet, sadece genel kurulda değil, HSYK’nin üç dairesinde de tam hâkimiyet kuracak. Ancak bu hâkimiyet, milliyetçiler ve sosyal demokratlarla HSYK’de oluşturulan “Yargıda Birlik”in bozulmamasına bağlı. Bunun için de iktidarın, bu iki grubun kadro taleplerini yerine getirmesigerekiyor. Yani iktidarın istediğini elde etmesi pazarlığa tabi. Diğer yandan hâkim ve savcıların Yargıda Birlik Platformu (YBP) listesinde yer alan bürokrat kökenli iki ismi seçmeyerek kurula sokmaması mesaj olarak yorumlandı. Sonuçlar, cemaatin adli ve idari yargıda yaklaşık 5 bin kişilik gücünün de olduğunu gösterdi. En olumsuz sonuçlardan biri ise 9 kadın adaydan hiçbirinin kazanmaması oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da atamazsa, HSYK’de hiçbir kadın üye yer almayacak.

Hükümetin desteklediği YBP’nin zaferiyle sonuçlanan HSYK seçim sonuçlarında dikkat çeken ayrıntılar şöyle:

YBP’nin önceki gün adli ve idari yargıdaki HSYK seçiminde 8 üye çıkarması, 22 üyeli kuruldaki gücünü 15’e çıkmasını sağladı.

İktidar, bu yola çıkarken sadece salt çoğunluk olan 12 rakamına ulaşmayı ve genel kuruldan istediği kararları çıkarmayı istiyordu. Ancak şimdi 15 rakamına ulaşan hükümet HSYK’nin üç dairesinde de çoğunluğu elde etti.

Bu sayede hükümet, genel kurul eliyle HSYK Başkanvekili ile daire başkanlarını belirleyecek, Adalet Bakanlığı’nın, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlayacak.

Ayrıca genel kurul, Yargıtay ve Danıştay’a üye seçecek. Şu an görev süresi devam eden HSYK’de hükümet sadece birinci dairede istediği kararları çıkarıyor, İkinci ve Üçüncü Daire’lerde ise sonuç alamıyordu. Özellikle 3. daireden hakim ve savcılarla ilgili inceleme talepleri sürekli geri dönüyordu.

Ancak iktidar, yeni HSYK üyeleriyle bu iki dairede  çoğunluğu elde ediyor.

Milliyetçi ve sosyal demokratlara kadro:

İktidarın HSYK’deki bu dairelerden istediği kararları çıkarması, 4 yıl boyunca “Yargıda Birlik” ittifakının çökmemesine bağlı. Çünkü seçimi kazanan 8 üyeden 4’ü milliyetçi, 2’si ise sosyal demokrat. Danıştay ve Yargıtay’dan da HSYK’ye 1 ülkücü, 2 sosyal demokrat seçilmişti. Bu nedenle iktidarın, HSYK’de ittifakı korumak için bu iki grubun isimlerinin adaylarının kadro taleplerini de karşılayacağı öğrenildi. Bu konuda iktidar ile sıkı pazarlıklar yapılacak. Özellikle başsavcılık, başsavcı vekilliği, unvanlı  görevler, mahkeme başkanlıkları gibi üst düzey görevlere daha çok sosyal demokrat ve milliyetçi hâkim ve savcının atanabileceği konuşuluyor. Yine Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk gibi soruşturmaları yapan savcılar hakkındaki incelemeler ve bu davaların geleceği de ittifakın ortak kararı ile şekillenecek.

Bürokratlar kurula giremedi:

Hükümetin desteklediği YBP listesinde bürokrat kökenli isimlerden Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Selahattin Menteş ve HSYK Genel Sekreteri ve eski Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Bilgin Başaran da adaydı. Ancak adli yargıda yapılan seçim sonucu Menteş, ancak yedek üye olabilirken, Başaran ise 13. sırada yer aldı.

Bu durum hâkim ve savcıların HSYK’de bürokrat kökenli isim istemediği yorumlarına neden oldu. Aynı şekilde bir dönem Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü yapan İbrahim Okur’un da sadece 821 oy alması bu mesajı güçlendirdi. HSYK’den görev alan ve yeniden aday olan 4 isimden sadece Halil Koç’un seçilmesi, hâkim ve savcıların kurulu cezalandırdığı şeklinde yorumlandı.

Ergenekon’dan dinlenen yargıç 1. oldu:

Adli yargıda yapılan seçimlerde 5 bin 836 oy alarak birinci olan Balıkesir Cumhuriyet Başsavcısı Metin Yandırmaz, 2008’de telefonları “Ergenekon terör örgütü üyesi” iddiasıyla dinlenen 21 yargı mensubu arasında yer alıyordu. Sonuçlar, yargının üçe bölündüğünü ortaya koydu. Hükümetin desteklediği YBP’nin adayları 5 bin 836 ile 4 bin 499 arasında oy aldı. YARSAV ve Yargıçlar Sendikası’nın listesindeki adaylara ise 2 bin 78 ile 886 arasında oy çıktı.

HSYK seçim süreci boyunca cemaatin yargıdaki gücünün ne kadar olduğu hep tartışma konusu olmuştu.

Cemaatin desteklediği bağımsızlar listesinin aldığı oy oranı adli yargıda 5 bin 302 ile 4 bin 499 arasında değişti. İdari yargıda ise bu listenin adayları en fazla 735 oy aldı. İkisinin toplamı 6 bin ediyor. Ancak bu listeye hükümete tepki olarak bazı hâkim ve savcıların da oy verdiği düşünüldüğünde cemaatin aktif gücünün ortalama 5 bin olduğu sonucu çıkıyor.

Seçim sonuçları:

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) seçimini, hükümetin desteklediği Yargıda Birlik Platformu’nun (YBP) listesi kazandı. YBP, adli yargıda 7 asıl üyeliğin tamamını, idari yargıda ise 3 asıl üyelikten birini alarak, 8 üyelik çıkardı. İdari yargıda iki üyeyi ise cemaat kazandı. Hükümet, 22 üyeli HSYK’de aradığı salt çoğunluğun da üzerine çıkarak 15 üyelik elde etti. Bu sonuçla HSYK, hükümetin kontrolüne girdi. 17 Aralık gibi soruşturmaların kapatılması, buna karşılık cemaate yönelik operasyonların artması bekleniyor.

22 üyeli HSYK’ye 10 asıl, 6 yedek üye seçmek için Türkiye genelinde 12 bin 520’si adli, bin 474’ü idari yargıdan olmak üzere 13 bin 994 hakim ve savcı sandık başına gitti.

Seçimlerde adli yargıda 45, idari yargıda ise 16 aday yarıştı. Hükümet destekli Yargıda Birlik Platformu, cemaat ve YARSAV-Yargıçlar Sendikası olmak üzere üç liste yarıştı. Seçimler kapsamında tüm illerde sandıklar kuruldu.

Adı seçmen listesinde yer alan Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek, saat 11.00 gibi adliyeye gelerek, oyunu kullandı. Ancak İpek, adliyeden ayrılmak yerine bürokratlarıyla birlikte kafeteryada Yargıda Birlik Platformu’nun masasında oturarak, saat 15.00’e kadar seçimleri takip etti.

Ankara Başsavcısı Fethi Şimşek ve Ankara Adalet Komisyonu Başkanı Ramazan Aksan da İpek’le aynı masaya oturdu. Hükümetin desteklediği Yargıda Birlik Platformu’nun adayları da adliye girişi ve sandıkların kurulduğu yemekhane önünde bekleyerek, hakim ve savcıları karşıladı. Adliyeye oy kullanmaya gelen hakim ve savcılar için lojmanlardan Adalet Bakanlığı tarafından özel otobüs kaldırıldı. Adliyede YBP’nin listeleri dağıtıldı. Cemaatin “bağımsızlar” listesinden seçime giren HSYK 2. Daire Başkanı Nesibe Özer ile HSYK  üyeleri Teoman Gökçe ve Ahmet Berberoğlu ile Ankara hakimi Ayşe Neşe Gül oylarını Ankara Adliyesi’nde kullandı. Oy verme işleri saat 17.00 itibarıyla son erdi ve sandıklar açılmaya başladı. Seçim baştan sonra hükümet ile cemaat arasında at başı gitti. Ankara’da ilk sonuçlar açıklandığında cemaat önde gözükünce YBP’yi destekleyenlerin morali bozuldu. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, seçim sonuçlarını Ankara Hakimevi’nden takip etti. YBP ve cemaate yakın hakim ve savcılar, sandık başlarında toplanarak sonuçları bir bir not aldı. Bazı hakim ve savcılar da ellerindeki kameralarla, sonuçların sayısını kayda geçirdi. Bu sırada bazı hakim ve savcılar arasında sözlü tartışma yaşandı. 2010’a göre bu seçime hakim ve savcılar yoğun ilgi gösterdi. Oy kullanan hakim ve savcılar, sayım bitene kadar adliyede bekledi.

Bu seçimlerde idari yargıdan 3 asıl, 2 yedek üyelik belirlenecekti. İdari yargıda yapılan seçim sonucunda YBP ancak 1 asıl üyelik çıkarabildi. YBP’nin desteklediği mevcut HSYK üyesi Halil Koç, (736 oy) yeniden seçildi. Cemaat ise Ahmet Berberoğlu (735 oy) ve Mahmut Şen’le (713 oy) iki üyelik kazandı. Yedek üyeliklerin ikisini ise YBP aldı. 7 asıl, 4 yedek üye seçecek adli yargıdaki seçimler ise hükümetin zaferiyle sonuçlandı. Bakanlık bürokratları, muhafazakar, sosyal demokrat ve ülkücülerin ittifakıyla kurulan YBP, 7 asıl üyeliğin tamamın alarak, tulum çıkardı. 5 binin üzerinde oy alarak HSYK asıl üyesi seçilen 7 kişi, şu isimlerden oluştu:

Balıkesir Cumhuriyet Başsavcısı Metin Yandırmaz (5836 oy), HSYK Başmüfettişi Mehmet Yılmaz(5758 oy), İstanbul Hakimi Mehmet Durgun (5694), İstanbul Anadolu Başsavcı Vekili Ömür Topaç (5665 oy), Ankara Başsavcı Vekili Ramazan Kaya (5656 oy), HSYK müfettişi İsa Çelik (5436 oy), Denizli Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Turgay Ateş. (5354 oy) 7 asıl üyenin 4’ü ülkücü, ikisi sosyal demokrat kökenli olurken, sadece Turgay Ateş muhafazakar kesime yakın olarak biliniyor. Yandırmaz, Durgun, Kaya ve Çelik’in ülkücü kökenli olduğu belirtiliyor. Mehmet Yılmaz ve Topaç ise sosyal demokrat kökenli. YBP listesinde yer alan “hakyolcu” olarak anılan muhafazakar kökenli adaylardan HSYK Genel Sekreteri Bilgin Başaran ile Erzurum Başsavcısı Ahmet Çiçekli ile Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Selahattin Menteş’in asıl üye seçilememeleri dikkati çekti.

Yedek üyeliklerin ikisini YBP; ikisini ise cemaat aldı.

Yedek üyelerin isimleri ise sırasıyla şöyle:

İlker Çetin (cemaat), Selahattin Menteş (YBP), Zeynep Şahin (YBP), Orhan Gödel (cemaat). Cemaatin desteklediği bağımsızlar listesinden HSYK 2. Daire Başkanı Nesibe Özer, HSYK üyesi Teoman Gökçe, Manisa Savcısı Mehmet Kaya, Ankara 4. Aile Hakimi Yaşar Akyıldız, HSYK Tetkik Hakimi İdris Berber, Ankara Yargıcı Ayşe Neşe Gül, İstanbul 24. İş Mahkemesi Hakimi Yeşim Sayıldı, Yargıtay Tetkik Hakimi Hasan Ünal ise 5 bin 300 ile 4 bin 400 arasında oy alabildi.

YARSAV-Yargıçlar Sendikası ise seçimde bir varlık gösteremedi.

YARSAV listesinden seçime giren Yargıtay Tetkik Hakimi Levent Ünsal ise 5 bin 56 oy alarak, sürpriz yaptı. Ünsal’a cemaatin destek verdiği belirtiliyor. Seçime bağımsız olarak giren HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur ise en az oy alan isimlerden oldu. Okur, sadece 791 oy aldı. Ergenekon hakimlerinden Hüsnü Çalmuk ise en az oy alan aday olarak kayıtlara geçti.

Bu sonuçlarla hükümet HSYK seçimlerinde istediğini almış oldu. Siyasi iktidar, yargıyı istediği gibi dizayn edip, HSYK’ye tam egemen olmak için 22 üyeli HSYK’nin salt çoğunluk olan 12 rakamına ulaşmak istiyordu. Adalet Bakanı ve müsteşarı, kurulun doğal üyeleri. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da kurula dört üye seçecek. Hükümete yakın Türkiye Adalet Akademisi ise 16 Ekim’de kurula bir asıl üye seçecek. Hükümet, 7 üyeyi bu nedenle cepte görüyordu. Ancak adli ve idari yargıda en az 5 üye alması gerekiyordu. Dünkü sonuçla iktidar istediğinin fazlasına erişti. 10 asıl üyelikten 8’ini alan hükümet, HSYK’deki varlığını 15’e çıkarmış oldu.

HSYK seçimlerini değerlendiren Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “hakim ve savcıların üzerlerine yapıştırılan yaftayı kaldırıp, attıklarını; cemaatin yargı üzerinde kurmak istediği hegamonyaya ‘hayır’ dediklerini” dile getirerek, “Bu sonuçlar demokrasinin zaferidir. Hakim ve savcılarımız demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve çoğulculuğa sahip çıkmışlardır. Yargıçlarımız bugün (dün) ‘biz cemaatin yargısı değil, milletin yargısıyız’ dediler” dedi. Bozdağ, “Ortaya çıkan sonuçlara baktığımızda YARSAV diye bir şey gözükmüyor. Bazı gazetelerin bağımsız aday diye gösterdikleri isimlerin nereye bağımlı olduğunu daha iyi biliyorlar. Bu kişiler tam bağımlılar. Bunu açık açık konuşalım. Yargının bağımsızlığı herkesin güvencesidir. Eğer yargı belli bir insiyatifin eline geçerse bundan herkes zarar görecektir.”

Bir ek gelişme de şöyle:

HSYK üyeliği için adli ve idari yargıdaki seçimden istediği sonucu alan ve kurulda çoğunluğu yakalayan AKP hükümetinin  seçimden önce gündeme getirdiği ve“rüşvet” olarak nitelendirilen hâkim ve savcıların maaşlarına zam yapılması ve sicil affı öngören yasa önerisi, yarın TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülecek.

Hükümetin, öneriyi hızla TBMM’den geçirmesi bekleniyor. Hükümet, HSYK üyelikleri için önceki gün yapılan adli ve idari yargı seçiminden önce hâkim ve savcıların maaşlarına zam yapılması ve sicil affı öngören yasa önerisini gündeme getirmişti. Parti yöneticileri, 12 Ekim’deki seçimde hükümet açısından olumsuz bir tablo çıkması durumunda önerinin rafa kaldırılacağı,  HSYK için de anayasa değişikliği ya da kurulun toplantı yeter sayısını artıran bir yasa değişikliği yoluna gidilebileceğini belirtmişti.

HSYK’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belirleyeceği üyelerle birlikte kurulda çoğunluğu yakalayacak olan hükümet, büyük ölçüde rahatladı. Yasa önerisine göre, Yargıtay ve Danıştay başkanları, başsavcıları, başkanvekilleri, başsavcıvekilleri, daire başkanları, üyeleri ile Adalet Bakanlığı Müsteşarı ve diğer tüm hâkim ve savcı maaşlarına aylık 1155 lira seyyanen zam verilecek. 14 Aralık 2005 ile 1 Eylül 2013 tarihleri arasında hâkim ve savcılar hakkında, işlenmiş eylemler sebebiyle verilen uyarma, aylıktan kesme, kınama ve kademe ilerlemesini durdurma cezaları bütün sonuçlarıyla affedilecek.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *