Ahmet Ercan gibi 'deprem kahinleri'ni ciddiye almayın!

Türkiye baştan aşağı bir ‘saçmalayanlar ülkesi’ oldu.

Hakaret, küfür, komplo teorisi, dayanaktan yoksun iddia, aklınıza ne gelirse sıralayın, anında medyamızda boy gösteriyorsunuz.

Bu kategoride bir de sözüm ona ‘bilim adamları’ var.

Özellikle de ‘deprem uzmanı’ diye tarif edilenler.

Adınız biraz duyulsun mu istiyorsunuz?

Çıkın ve ‘deprem şu tarihte şurada olacak’ diye sallayın, anında medyadasınız.

Çünkü  profesör gibi bir ünvan edinmişsiniz.

Duyan ahali de sizin dediklerinizi ciddi bir şeyler sanıyor.

Medyamız da olanca cehaletiyle sizi gündemin tepesine oturtup ‘konuşturuyor’.

Bu ‘bilim adamlarından’ birisi, sık sık kehanetler sıralamakla ünlü, Prof Ahmet Ercan.

Bir yerlerde konuşmuş ve şöyle ‘bilimsel’ (!) bir analiz sunmuş:

”Deprem oluşum sırası ile depremlerin oluş yılları arasında doğrusal bir ilişki gördüklerini ifade eden Prof. Dr. Ercan, “Bu doğrusal ilişkiye göre doğa hiç şaşmamış. Ancak beklenen zamanlardan daha geç zamanlarda deprem olmuş, beklenen zamanlardan önce hiç olmamış İstanbul’da. Hiç şaşmamış. Gecikmiş ama öncesinde olmamış. Deprem beklediğimiz zaman neresi? Bugün Marmara 17’nci depremini bekliyor. Baktığımızda yaklaşık 2045 çıkıyor. 2030 yılında olabilir mi? Olamaz. Hiçbir zaman erken olmamış. Olası yıl 2075’e doğru gecikebilir. Hatta 2150 yılına kadar dahi gidebilir” dedi.”

Yani, bir ilkokul mantığını tatbik ederek ahaliyi teskin ediyor değerli hocamız. ‘Meraklanmayın, endişe etmeyin, 2030’a kadar Marmara’da bir şey olmaz’ demeye getiriyor.

İnanılmaz bir sorumsuzluk örneği bu.

Dünyanın dört yanında deprem uzmanı olarak tanınan ciddi bilim insanlarına bakın.

Hiçbirinin ikide bir çıkıp sayısal loto oynarcasına ‘şu tarihte olacak, bu tarihte olmayacak’ gibi deprem kahinliği yapmadığını ve yapmayacağını göreceksiniz.

ir uzmanın çıkıp ‘Efendim sakin olun Los Angeles’te 2080’e kadar deprem olmaz’ dediğini duymadık.

Duymazsınız.

Çünkü böyle bir beyanat, o kişinin akademik kariyerini yerle bir eder, inanılırlığını yerle bir ederdi.

Çünkü jeolojide, deprembilimde, depremin zamanını ve şiddetini öngörme sistemi henüz icat edilmedi. Tahmin yaparsınız tabii, ama adı sanı profesörlü olan birinin tahmini senin benim tahminimden daha geçerli olamaz. Eşittir.

Herhangi bir vatandaş, tarih kayıtlarına bakarak Ahmet Ercan’ın ‘muazzam’ tahminini aynen yapabilirdi. (Fazla bir bilgi gerekmiyor, matematik yeterli.) Ama medyada yer bulamazdı.

Burada farketmiyor.

Ercan’ınki büyük bir sorumsuzluk örneği.

Diyelim üç-beş gün sonra deprem oldu.

O böyle kafadan attığıyla kalacak tabii. İnsanlar enkaz kaldırmakla meşgulken kendisine ‘niye kafadan attın, sorumsuz?’ diyecek halleri olmayacak.

‘Marmara depremi için tarih verdi’ başlığını atarak halkı yanıltan medyadaki arkadaşlara sesleniyorum.

Sansasyon peşinde, sorumsuz ‘bilim adamları’nın uydurmalarına haber değeri atfetmeyin. Hayal tacirliğine maşa olmayın.

Bırakın bu bilimdışı safsatalarla egoist sansasyon arayışlarında kendi başlarına kalsınlar.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *