‘AB ile diyalog, tasfiye ve cadı avlarıyla birlikte yaşayamaz’

Darbe girişimi sonrası sarsılan Türkiye-Batı ilişkileriyle ilgili en sert ama aynı zamanda ‘nalına mıhına’ çıkışlar İtalya’dan geliyor.

Un caffè con... Paolo Gentiloni
18/11/2013 Roma, un caffè con… Paolo Gentiloni

İtalya Dışişleri Bakanı Paolo Gentiloni, darbe girişimi sonrası Türkiye’de intikam duygusuyla bir tasfiye sürecinin yaşandığını verilen reaksiyonun tehlikeli ve orantısız bir hal aldığını söyledi.

Türkiye’ye kapıları kapatan AB’yi ise bir kez daha eleştiren Gentiloni, bunu yapmasalardı belki şu an bu ülkede çok daha farklı bir evrim yaşanıyor olabileceğini ifade etti.

Parlamentonun dışişleri ve savunma komisyonlarında bir konuşma yapan Paolo Gentiloni, Türkiye’de yaşanan gelişmelere ve son dönemdeki terör saldırılarına değindi.

Gentiloni öncelikle İtalya hükümetinin, aynen Türk muhalefet partilerinin ve Berlin’den Atina’ya, Washington’dan Brüksel’e kadar tüm başkentlerin de yaptığı gibi darbe girişimini kınadığını hatırlattı. 

Darbe girişiminin yaşandığı gece boyunca ve ertesi sabah Türk hükümetinin üyeleriyle irtibatta kaldığını, bunu kınadıklarını bir kez daha yinelemek için Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu’nu aradığını anlatan Gentiloni, “Ancak hemen darbe girişiminden bir gün sonra, sadece biz de değil, verilen reaksiyona mesafe koymaya başladık. Türkiye’nin verdiği reaksiyon anlaşılabilirdi, ama baştan beri bunun orantısız olduğunu gördük ve gün geçtikçe bu daha tehlikeli bir hal aldı” diye sözlerini sürdürdü.

İntikam duygusuyla gazeteciler, öğretmenler ve yargıçlara karşı yasak listeleri oluşturulduğunu, tasfiye süreci yaşandığını ve bundan 60 bin kişinin etkilendiğini söyleyen Bakan, böylece Türkiye’de hukukun üstünlüğü ilkelerinin ihlal edildiğini, İtalya olarak bu konuda baskılarını hissettirmeleri gerektiğini kaydetti.

Gentiloni, durumun hala akışkan olduğunu, konsolide ve istikrarlı sonuçlar elde etmek için erken olduğunu da ekledi. 

İtalya’nın, son 10-12 yıldır AB ve Türkiye arasında süren diyalogun destekçisi olduğunu da anımsatan Bakan Gentiloni, ancak Brüksel’de başka bir planın üstün geldiğini, 7-8 yıl önce Türkiye ile diyalog kapısının kapatıldığını belirterek, “Kapıları kapatmak, ne ölçüde oldu bilinmez ama Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk hükümetinin 10 günden beri değil 2013 yılından beri yaptıkları uygulamalar üzerinde etkili olmuş olabilir” diye konuştu. 

Gentiloni, son yıllarda AB ülkelerinin, İtalya’nın Türkiye konusundaki pozisyonuna kulak vermiş olmaları halinde ise, belki de şu an bu ülkede daha farklı bir evrim yaşanıyor olabileceğini de söyledi. 

Bir yıl önce bu kapıların yeniden açıldığını dile getiren Gentiloni, ancak bunun göçmen akını baskısı temelinde olduğunu da dile getirdi. 

Türkiye ve AB arasında sığınmacılara ilişkin yapılan anlaşmaya da değinen Paolo Gentiloni, bunun başarısız olması ihtimali söz konusu olursa İtalya’nın bundan zarar görmeyeceğini öne sürdü.  Gentiloni, bu anlaşmaya karşılık AB’nin temel ilkelerinden vazgeçmeyeceklerini de ekleyerek, “Ancak şimdi Avrupa yolculuğunun sürüp sürmeyeceğine Türkiye’nin kendisi karar verecek. Biz, AB’nin temellerini oluşturan temel hakların herhangi birini ve hukukun üstünlüğü fikrimizi kurban vermeyeceğimizi biliyoruz. AB ile bir diyalog, tasfiye ve cadı avlarıyla birlikte yaşayamaz” diye sözlerini sürdürdü.

İtalya İçişleri Bakanı Angelino Alfano ise, Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) arasında sığınmacılara ilişkin imzalanan anlaşmanın geri çekilmesi ve Türkiye’nin kapıları açması halinde bunun Avrupa için yıkıcı olacağını söyledi.

AB’nin vize serbestisi getirmemesi halinde, Türkiye’nin geri kabul anlaşmasının sona ereceğine ilişkin açıklamaları hatırlatılan ve bunun ardından Balkanlar’dan İtalya’ya doğru yaşanabilecek göç akını karşısında bir planları olup olmadığı sorulan Alfano, “Türkiye kapıları açarsa bunun tüm Avrupa için yıkıcı bir şey olacağı açıktır” dedi.

Bunun için uluslararası dikkat ve endişenin üst seviyede olması gerektiğini belirten Alfano, “2015’ten bu güne kadar yabancı savaşçılar akınını engellemek için 344 gemiyi kontrol altına aldık. Türkiye’deki gelişmeler endişe verici, çünkü orada, başka yerlerde de olduğu gibi göç, diplomatik ilişkilerimizde bile müthiş bir baskı silahı haline geldi” diye konuştu.

Türkiye’deki mültecilerin sayısının milyonlarla ifade edildiğinin altını çizen Alfano, “Erdoğan insan haklarını hatırlasın, ama biz, aralarında Libya’nın da bulunduğu bazı ülkeleri yönetenleri kovmak suretiyle demokrasi ve daha iyi dönemlerin geleceği düşünüldüğü zaman, Arap Baharı’nın nasıl sonlandığını hatırlayalım” ifadelerini kullandı.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *