17 Aralık: Tutuklu olarak sadece Zarrab ve bakan çocukları kaldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 17 Aralık soruşturması kapsamında eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi serbest bırakıldı.

Aslan dışındakiler için adlî kontrol kararı alındı. Aslan için ise böyle bir tedbire gerek görülmedi. Aslan’a yurtdışına çıkış yasağı da konulmadı. Mahkeme, işadamı Reza Zarrab ile eski içişleri ve ekonomi bakanlarının oğulları Barış Güler, Salih Kaan Çağlayan’ın tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

17 Aralık soruşturması kapsamında cezaevine konulan Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın avukatı Ersan Şen’in de aralarında bulunduğu avukatlar, geçtiğimiz günlerde tutukluluğa itiraz etti. İtirazı değerlendiren 19. Sulh Ceza Mahkemesi, Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan, Abdullah Happani, Mohammadsadegh Rastgar Shısheh Garkhaneh, Ahmet Murat Öziş, Onur Kaya ve Umut Bayraktar’ın tahliyesine hükmetti.

Kararda mahkeme heyetinin Süleyman Aslan’ın tahliye edilme gerekçesinde evde bulunan paralarla ilgili olarak sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu suç vasfının değişme ihtimali nazara alındığı belirtildi. Mahkeme diğer 5 şüphelinin tahliyesine ilişkin kararda şu ifadelere yer verdi: “Üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, faillik durumlarının değişme ihtimali, mevcut delil durumu nazara alındığında tutuklu kalmalarının mağduriyetlerine sebebiyet vermemeleri bakımından CMK 100. ve devam maddeleri gereğince tahliyelerine karar verildi.”

Mahkeme, Abdullah Happani, Mohammadsadegh Rastgar Shısheh Garkhaneh, Ahmet Murat Öziş, Onur Kaya ve Umut Bayraktar’ın yurtdışına çıkışını yasakladı. Ayrıca ikametlerine en yakın karakola her pazar günü saat 14.00-17.00 arasında müracaat ederek imza atmalarını şart koştu. Aynı soruşturmada İstanbul 28. Sulh Ceza Mahkemesi de Sebahattin Demir, Yener Çavdar, Kader Demir, İmren Özbey, Selim Velioğlu, Ümit Değer ve Mustafa Bayhan’ın tahliyesine karar verdi. Süleyman Aslan’ın evinde yapılan aramalarda ayakkabı kutuları içerisinde 4,5 milyon dolar bulunmuştu. Yine teknik takip sırasında dinlemelere takılan konuşmalarda banka genel müdürünün eşinin bir telefon görüşmesinde rüşvet alınan paralar için, “Yeşiller geldi” dediği medyaya yansımıştı. Aslan’ın dünkü tahliye kararından sonra Paşakapı Cezaevi’ne gelen özel bir minibüsle ayrıldığı öğrenildi. Bu arada tahliyeler, eylemleri de beraberinde getirdi. İzmit’te Halkevleri mensubu bir grup, kararı ayakkabı kutularıyla protesto etti. Hürriyet Caddesi’nde toplanan kalabalık, ellerindeki kutularla yol üzerindeki banka şubesine yürüdü. Grup adına konuşan Yaşar Seğmen, “Tutuklular, AKP savcıları tarafından serbest bırakıldı. Halkın parasını soyanlar, ayakkabı kutularına koyanlar, elini kolunu sallaya sallaya dışarı çıkıyor.” dedi.

17 Aralık soruşturmasında son tahliyelerle tutuklu sayısı 7’ye düştü. Mahkeme, işadamı Reza Zarrab, eski içişleri ve ekonomi bakanlarının oğulları Barış Güler ile Salih Kaan Çağlayan’ın tahliye talebini reddetti. Gerekçe olarak da üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, delillerin tam olarak toplanmamış olması ve kaçma ihtimallerin nazara alınmasını gösterdi. Öte yandan soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Özgür Özdemir ve Hikmet Tuner’in avukatlarının tutukluluğa itiraz etmediği için haklarında karar verilmediği öğrenildi. Soruşturmada daha önce Muacet Korkmaz, Emir Eroğlu ve Rüçhan Bayar tahliye edilmişti.

17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu başlatıldığı sırada gözaltına alınanların kısa sürede tutuklanmasıyla ilgili bazı medya organları ve iktidar yetkilileri, karar veren hâkimleri eleştirmişti. Çuvallar dolusu belgenin hakkıyla incelenmediği öne sürülmüştü. Tutuklama kararının altında sözde paralel yapının bulunduğu ima edilmiş, soruşturma ve ilgili hâkimler hakkında karalama kampanyaları başlatılmıştı. Ancak bugün aynı yolsuzluk soruşturmasına bakan 19. Sulh Ceza Mahkemesi Hâkimi Hulusi Pur, aralarında Halk Bank’ın eski Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın da aralarında bulunduğu 13 kişinin tahliyesine sadece 4 günde karar verdi. Zira hâkim Hulusi Pur, yolsuzluk dosyasını 10 Şubat Pazartesi günü incelemeye başladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, hafta başında söz konusu dosya için müzekkere yazdı ve belgeler aynı gün içerisinde mahkemeye gönderildi. Ceza hâkimi, dosyayı incelemeye aldığı hafta içerisinde de bir gün nöbetçiydi. Gündüzleri mahkemedeki rutin duruşmalar görüldü, nöbetçi olduğu gece de sabaha kadar intikal eden onlarca dosya ile ilgilendi. Hakimin, bu kadar yoğunluk arasında böyle kapsamlı bir dosyayı nasıl incelediği merak konusu oldu.

Türkiye’yi sarsan yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun 25 Aralık’ta yapılan ikinci dalgasıyla ilgili önemli bilgi ortaya çıktı. İkinci dalgada gözaltına alınacaklar listesinde yer alan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın ifade verdiği öğrenildi. Bilal Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel’den alınan bilgiye göre Erdoğan, operasyon tarihinden 42 gün sonra 5 Şubat 2014 Çarşamba günü Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na avukatlarıyla geldi. Soruşturmayı yürüten savcılar İsmail Uçar, Fuzuli Aydoğdu, İrfan Fidan ve Murat Çağlak’a ifade verdi. Gelişmeyle ilgili bir sayfalık yazılı açıklama yapan avukat Özel, Bilal Erdoğan’a yönelik tüm suçlamaların soyut iddia ve yorumlardan ibaret olduğunu savundu.

Söz konusu soruşturma, savcı Muammer Akkaş tarafından başlatılmıştı. 41 ismin şüpheli sıfatıyla adının geçtiği dosya daha sonra Akkaş’tan alınmıştı. Savcı Akkaş, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) kararnamesi ile Tekirdağ’a tayin edilmişti. Akkaş’tan alınan soruşturmayı Başsavcı Vekili Oğuzhan Atamtürk Uyar koordinatörlüğünde savcılar İsmail Uçar, Fuzuli Aydoğdu, İrfan Fidan ve Murat Çağlak yürütüyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *